Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ve 22 ülkenin ortak açıklamasıyla, İsrail Dışişleri Bakanı Saar'ın Somaliland'a gerçekleştirdiği "yasa dışı" ziyareti şiddetle kınadı. 6 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşen bu ziyaret, Somali'nin uluslararası alanda tanınan egemenliğine bir ihlal olarak değerlendiriliyor. Dışişleri Bakanlığı'nın resmi açıklamasında, Somali'nin toprak bütünlüğü ve birliğine olan destek yeniden vurgulandı. Bu durum, uluslararası ilişkilerdeki hassas dengelerin bir yansıması olarak, bölgedeki siyasi dinamikleri daha da karmaşık hale getiriyor.

Açıklamada, 27 Aralık 2025'te yapılan bir diğer ortak bildiri hatırlatılarak, İsrail'in Somaliland'ı tanıma girişiminin reddedildiği ifade edildi. Bakanlık, bu tür ayrılıkçı gündemlerin kabul edilemez olduğunu ve bölgedeki gerilimleri artırabileceğini belirtti. Ziyaretin, uluslararası normları ve Birleşmiş Milletler Şartı'nı ihlal ettiği ifade edilerek, tarafların uluslararası hukuka saygı göstermesi gerektiği vurgulandı. Bu bağlamda, uluslararası hukukun önemi ve uluslararası toplulukların bu tür ihlallere karşı alması gereken tutum, bir kez daha gündeme gelmiş oldu.

Somali'nin uluslararası ilişkilerde barışçıl bir tutum sergilediği, yapıcı diplomasi ve uluslararası hukuka bağlılık ilkelerine sadık kaldığı da açıklandı. Türkiye ve diğer ülkeler, Somali'nin egemenliğini korumak için diplomatik ve hukuki tedbirleri destekleme taahhüdünde bulundu. Aynı zamanda, İsrail'in Somaliland'ı tanıma kararını derhal geri alması gerektiği ifade edildi. Bu durum, bölgedeki ülkelerin birbirleriyle olan ilişkilerinin ne denli karmaşık olduğunu ve her bir adımın ne denli büyük sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

Bu olay, Somali'nin kırılgan yapısını ve uluslararası ilişkilerdeki hassas dengeleri daha da ön plana çıkarıyor. Uzmanlar, bölgedeki ayrılıkçı hareketlerin teşvik edilmesinin, hem Somali hem de çevresindeki ülkeler için ciddi tehditler oluşturduğunu belirtiyor. Uluslararası topluluk, bu tür hamlelerin engellenmesi gerektiği konusunda hemfikir. Somali'nin içindeki ayrılıkçı grupların etkisi, ülkedeki siyasi istikrarsızlığın en önemli sebeplerinden biri olarak öne çıkıyor. Somaliland'ın bağımsızlık ilanı, bu grupların meşruiyet kazanmasına yol açarken, Somali hükümeti için de büyük bir zorluk oluşturuyor.

Daha önce benzer durumlarla karşılaşan Somali, uluslararası destekle bağımsızlığını koruma mücadelesini sürdürdü. Somaliland, 1991 yılından bu yana bağımsızlığını ilan etmiş olsa da, uluslararası alanda tanınmamaktadır. Bu durum, Somali'nin içindeki ayrılıkçı hareketlerin meşruiyetini sorgulatıyor. Uluslararası düzeyde, benzer örneklerle karşılaştırıldığında, Somaliland'ın durumu dikkat çekici bir boyut kazanıyor. Örneğin, Güney Sudan'ın bağımsızlık süreci, uluslararası topluluğun desteğiyle gerçekleşmişti. Ancak Somaliland, aynı destekten yoksun kalmış durumda. Bu durum, bölgedeki istikrarı tehdit eden bir başka unsuru oluşturuyor.

Somaliland'ın bağımsızlık talepleri, sadece Somali için değil, aynı zamanda Doğu Afrika genelinde de bazı endişeleri beraberinde getiriyor. Bölgedeki diğer ayrılıkçı hareketlerin güçlenmesi, istikrarsızlık yaratma riskini artırıyor. Bu bağlamda, uluslararası topluluğun, Somaliland'ın bağımsızlık taleplerini nasıl ele alacağı önümüzdeki dönemde merakla bekleniyor. Zira, uluslararası ilişkilerdeki bu tür durumlar, yalnızca bölgesel değil, küresel boyutta da yankı bulabiliyor.

Gelecek dönemde, Somali'nin uluslararası ilişkilerdeki durumu ve Somaliland konusundaki gelişmeler merakla izlenecek. Ortak açıklama, bu tür ziyaretlerin tekrarlanmaması gerektiğini vurgularken, uluslararası hukukun sağladığı çerçeve içinde kalınması gerektiğine dikkat çekiyor. Somali'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan destek, uluslararası ilişkilerdeki önemli bir kriter olmaya devam edecek. Bu çerçevede, Türkiye'nin ve diğer ülkelerin Somali’ye olan desteğinin, yalnızca siyasi bir manevra değil, aynı zamanda bölgedeki barış ve istikrarın korunması adına önemli bir adım olduğu değerlendiriliyor.

Sonuç olarak, Somaliland'a yapılan bu ziyaret, yalnızca bir diplomatik kriz değil, aynı zamanda bölgedeki güç dinamiklerini de derinden etkileyen bir olay olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, bu tür olayların sıklıkla yaşanmasının, uluslararası ilişkilerdeki dengeyi bozabileceği ve Somali gibi kırılgan devletlerin daha büyük tehditlerle karşılaşmasına neden olabileceği konusunda uyarıyor. Bu nedenle, uluslararası toplumun, bölgedeki barışçıl çözümleri desteklemesi ve ayrılıkçı hareketlere karşı ortak bir duruş sergilemesi büyük bir önem taşıyor.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber