Türkiye, 1 Ocak 2026 tarihinde başlayan yoğun kar yağışı nedeniyle zor günler geçiriyor. Ülkenin dört bir yanını etkileyen bu kötü hava koşulları, halkı ve yerel yönetimleri hazırlıksız yakaladı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), ülke genelinde çeşitli illerde etkili olan kar yağışının sebep olduğu olumsuzluklara karşı 7/24 hazır olduklarını açıkladı. Meteorolojik veriler doğrultusunda 27 il için sarı kodlu uyarı verildi. Bu durum, hem vatandaşlar hem de ilgili kurumlar için ciddi bir hazırlık sürecini başlattı.

AFAD'ın yaptığı açıklamaya göre, meteoroloji verilerinin sürekli takip edildiği ve AFAD ekiplerinin sahada aktif olarak görev yaptıkları ifade edildi. Özellikle Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Batı Karadeniz bölgelerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ tehlikesi bulunduğu belirtildi. 1 Ocak ile 5 Ocak tarihleri arasında meydana gelebilecek çığ olaylarına karşı vatandaşların dikkatli olmaları gerektiği vurgulandı. AFAD, bu süreçte 35 bin 531 personel ve 10 bin 163 iş makinesi ile çalışmalara destek veriyor. Bu büyüklükte bir insan gücü ve ekipman kullanımı, Türkiye’nin afet yönetimi kapasitesinin ne denli geniş olduğunu gözler önüne seriyor.

Arka planda, Türkiye'nin afet yönetimi tarihine baktığımızda, kar yağışları ve çığ olaylarının sıklıkla yaşandığı bölgeler olduğu görülmektedir. Özellikle 1990'lı yıllardan itibaren, kış aylarında meydana gelen kar yağışları sonucunda ciddi can ve mal kayıpları yaşanmıştır. Son yıllarda iklim değişikliği nedeniyle daha sık ve yoğun kar yağışları gözlemleniyor. Bu bağlamda, AFAD ve yerel yönetimlerin işbirliği, afetlere karşı hazırlığı artırmak adına kritik bir öneme sahip. Uzmanlar, iklim değişikliği ile mücadelede, bu tür hava olaylarının öngörülebilirliğini artırmak için daha fazla veri ve teknoloji kullanılması gerektiğini savunuyor.

Yoğun kar yağışının toplumsal, ekonomik ve siyasi etkileri de göz ardı edilmemelidir. Ulaşımda aksamalar, özellikle kırsal alanlarda yaşamı olumsuz etkileyebilir. Kapalı yollar, gıda ve sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlayarak toplumsal huzursuzluğa neden olabilir. Ayrıca, yoğun kar yağışları, tarım ve hayvancılık gibi sektörlerde ciddi zararlar görebilir. Örneğin, kar altında kalan ürünler, çiftçilerin gelir kaybına yol açarken, hayvanların aç kalmasına ve sağlık sorunları yaşamasına neden olabilir. Bu tür durumların önlenmesi için afet planlarının etkin bir şekilde uygulanması gerekmektedir.

AFAD’ın yanı sıra yerel yönetimlerin de bu süreçte aktif bir rol oynaması önemlidir. Yerel yönetimler, kar yağışı ile mücadelede yolları açma, tuzlama ve kar temizleme hizmetleri sunma gibi temel görevleri üstlenmektedir. Ancak, bu tür hizmetlerin etkin bir şekilde sunulabilmesi için yeterli bütçe ve insan kaynağına sahip olmaları gerekmektedir. Bu noktada, merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki iş birliği, afet yönetiminde başarıyı artıracak bir diğer faktördür.

Dünya genelinde benzer doğal afetler, farklı ülkelerde farklı şekillerde yönetilmektedir. Örneğin, İskandinav ülkeleri yoğun kar yağışlarına karşı daha iyi hazırlıklara sahipken, Türkiye gibi ülkelerde bu tür olaylar çoğunlukla ani ve hazırlıksız bir şekilde meydana gelmektedir. Bu durum, ülkemizin afet yönetimi stratejilerinin gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. İskandinav ülkelerinin uyguladığı “kar yönetimi” sistemleri, Türkiye için bir örnek teşkil edebilir. Bu sistemler, önceden belirlenmiş yolların öncelik sırasına göre temizlenmesi, kar birikintilerinin etkili bir şekilde yönetilmesi ve halkın bilgilendirilmesi gibi unsurları içermektedir.

Sonuç olarak, Türkiye'nin yoğun kar yağışı ile mücadele süreci, hem AFAD'ın hem de diğer ilgili kurumların koordineli çalışmasını gerektiriyor. Gelecekte benzer olayların önüne geçebilmek için, halkın bilinçlendirilmesi ve afet yönetimi planlarının etkin bir şekilde uygulanması kritik önem taşımaktadır. Bu bağlamda, eğitim programları düzenlenmesi, afet bilgilendirme kampanyalarının artırılması ve yerel düzeyde tatbikatlar yapılması, toplumun afetlere karşı daha dayanıklı hale gelmesine katkı sağlayacaktır.

Yoğun kar yağışları yalnızca bir hava olayı değil, aynı zamanda toplumun tüm kesimlerini etkileyen bir doğal afet olarak algılanmalıdır. Bu bağlamda, alınacak önlemler ve yapılacak hazırlıklar, can ve mal kayıplarının en aza indirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. AFAD ve yerel yönetimlerin iş birliği, halkın bilinçlendirilmesi ve afet yönetimi stratejilerinin gözden geçirilmesi, Türkiye'nin gelecekte benzer doğal afetlerle daha etkili bir şekilde başa çıkmasına olanak tanıyacaktır.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber