Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenski, ülkesinin devam eden savaş sürecinde barışın sağlanması için yoğun çaba harcadıklarını belirtti. 1 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, kısa bir süre önce ABD'den geri döndüğünü ifade eden Zelenski, barış anlaşmasının %90'ının tamamlandığını kaydetti. Ancak, bu %10'luk kısmın, sadece bir rakam değil, Ukrayna'nın geleceği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Bu durum, yalnızca askeri bir başarı değil, aynı zamanda siyasi bir kazanım olarak da değerlendiriliyor.

Zelenski, barış planının detaylarına dair verdiği bilgilerde, ekiplerinin yolda 50 saat geçirdiğini ve bu süreçte önemli ilerlemeler kaydettiklerini aktardı. Sadece "güçlü" bir barış anlaşması imzalayacaklarını söyleyen Zelenski, zayıf anlaşmaların sorunu daha da derinleştireceğini belirtti. Ukrayna'nın varlığını koruma arzusunun altında yatan iradenin, güçlü bir anlaşmanın altındaki imzayı gerektirdiğinin altını çizdi. Bu bağlamda, Zelenski’nin barış arayışının sadece bir diplomatik süreç değil, aynı zamanda ulusal bir varoluş mücadelesi olduğuna dikkat çekmek gerekiyor.

Ukrayna, tarihinin en zorlu dönemlerinden birini geçiyor. Savaşın sona ermesini istemekle birlikte, "her ne pahasına olursa olsun" bir barış sağlanmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti. Zelenski, "Biz savaşın sona ermesini istiyoruz ama Ukrayna'nın bitmesini istemiyoruz" diyerek, uluslararası topluma ve müttefiklerine güçlü bir mesaj gönderdi. Bu açıklama, sadece askeri bir strateji değil, aynı zamanda ulusal kimliğin ve bağımsızlığın korunması adına da bir çağrıdır. Ukrayna'nın geleceği, yalnızca bu savaşın sona ermesiyle değil, aynı zamanda toprak bütünlüğünün ve ulusal birliğinin sağlanmasıyla mümkün olacaktır.

Bu bağlamda, Ukrayna'nın Avrupa ile olan ilişkileri ve destek talepleri de dikkat çekiyor. Zelenski, Avrupa'nın Ukrayna'ya daha fazla destek vermesi gerektiğini savundu. Bu destek, yalnızca askeri değil, siyasi ve ekonomik alanda da olmalı. Cumhurbaşkanı, Rusya'ya yönelik yaptırımların artırılması ve Ukrayna'ya silah desteğinin devam etmesi gerektiğini söyledi. Bu durum, Ukrayna'nın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü açısından büyük bir önem taşıyor. Özellikle, Avrupa Birliği’nin ve NATO’nun Ukrayna’ya yönelik stratejileri, bölgenin güvenlik dinamiklerini etkileyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Zelenski'nin mesajları, uluslararası toplumda yankı buldu. Birçok lider, Ukrayna'nın barış arayışına destek verme konusunda kararlı olduklarını belirtti. Ancak, bu desteklerin ne ölçüde etkili olacağı ve Ukrayna'nın barış sürecinde nasıl bir yol izleyeceği, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Özellikle Avrupa ülkelerinin bu süreçteki tutumu, savaşın seyrini değiştirebilir. Avrupa'nın, savaşın sona ermesi için atacağı adımlar, yalnızca Ukrayna için değil, tüm kıta için kritik bir öneme sahip. Bu süreç, Avrupa'nın güvenlik mimarisini de yeniden şekillendirebilir.

Benzer uluslararası örnekler, Ukrayna'nın barış arayışında karşılaştığı zorlukların evrensel olduğunu gösteriyor. Geçmişte birçok ülke, benzer durumlarla yüzleşti ve barış süreçleri oldukça karmaşık hale geldi. Örneğin, Bosna-Hersek'te yaşanan iç savaş ve sonrasında imzalanan Dayton Anlaşması, uluslararası toplumun nasıl bir araya gelerek karmaşık bir barış sürecini yönettiğinin bir örneği. Ukrayna'nın mevcut durumu, bu bağlamda dikkatle izlenmesi gereken bir süreç olarak öne çıkıyor. Savaş sonrası yeniden yapılanma ve barış anlaşmalarının uygulanabilirliği, diğer ülkeler için de birer ders niteliği taşıyor ve gelecekteki barış süreçleri için bir referans oluşturabilir.

Zelenski'nin barış arayışındaki kararlılığı, sadece ulusal bir mesele değil, aynı zamanda uluslararası bir sorumluluk olarak da değerlendiriliyor. Dünyanın dört bir yanındaki ülkeler, Ukrayna'nın bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu bağlamda, uluslararası toplumun Ukrayna'ya olan desteği, yalnızca askeri yardımlarla sınırlı kalmayıp, ekonomik ve insani yardımları da içermelidir. Barışın kalıcı olabilmesi için, savaşın yarattığı yıkımın ardından yeniden inşa süreçlerinin de etkin bir şekilde yönetilmesi gerekecek.

Son olarak, Zelenski'nin açıklamaları, Ukrayna'nın barış arayışındaki kararlılığını ortaya koyuyor. Ülkesinin geleceği, sadece barışın sağlanması ile değil, aynı zamanda bu barışın güçlü bir temele oturtulması ile mümkün olacak. Zelenski'nin liderliği altında, Ukrayna'nın uluslararası toplumla iş birliği yaparak barış adına atacağı adımlar, gelecekte önemli bir belirleyici rol oynayacak. Bu süreç, hem bölgesel hem de küresel güvenlik dinamiklerini etkileyecek ve Ukrayna'nın uluslararası arenada nasıl bir konumda olacağını şekillendirecektir. Olumlu bir barış süreci, sadece Ukrayna için değil, tüm Avrupa ve dünya için istikrarın sağlanmasında kilit bir rol oynayabilir.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber