Ülke genelinde etkili olan yoğun kar yağışı, birçok ilde hayatı olumsuz etkiliyor. 2 Ocak 2026 tarihinde, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, kar yağışının neden olduğu gelişmeleri 7/24 takip ettiklerini duyurdu. AFAD, yaşanan olumsuzluklarla ilgili gerekli koordinasyonun sağlandığını ve sahadan anlık verilerin toplandığını bildirdi. Böylece, hem vatandaşların hem de yerel yönetimlerin bilgi akışının sağlanması hedefleniyor.
Açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmelere göre, 1 Ocak ve 5 Ocak tarihleri arasında 27 ilde kar yağışı nedeniyle sarı uyarı verildiği belirtiliyor. Sarı uyarı, meteorolojik olayların yaşanacağı ve bu durumun dikkat gerektirdiği anlamına geliyor. Özellikle Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Batı Karadeniz bölgelerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ tehlikesinin bulunduğu ifade edilerek, vatandaşların dikkatli olmaları gerektiği vurgulandı. AFAD ekipleri, kar yağışı nedeniyle meydana gelen olaylarla ilgili olarak 1987 ihbar aldıklarını ve müdahale çalışmalarının aralıksız sürdüğünü aktardı. Bu durum, AFAD'ın olaylara hızlı müdahale edebilme kapasitesini ve yerel yönetimlerin işbirliğini gözler önüne seriyor.
Yoğun kar yağışının etkisiyle, 35 bin 531 personel ve 10 bin 163 iş makinesi sahada görev yapıyor. Bu devasa insan kaynağı ve ekipman, karla mücadelede etkin bir şekilde kullanılıyor. Hava koşullarından dolayı mahsur kalan 2 bin 688 kişi güvenli bölgelere tahliye edildi. Bu tahliye işlemleri, hem insan hayatını korumak hem de bölgede olası daha büyük felaketlerin yaşanmasını önlemek için kritik bir öneme sahip. Bunun yanı sıra, 23 ilde 6 bin 189 kırsal mahalle ve köy yolunun ulaşıma kapandığı bilgisi geldi. Kapalı yolların açılması için yoğun çaba harcayan karayolları ekipleri, olumsuz hava koşullarına karşı gerekli çalışmaları sürdürüyor. Ancak, bu durum, özellikle kırsal bölgelerde yaşayanların günlük yaşamını ciddi şekilde etkiliyor.
Geçtiğimiz günlerde Artvin'in Ardanuç ilçesinde meydana gelen çığ felaketi, durumu daha da kritik hale getirdi. Zekeriya Köyü'nde çobanlık yapan 3 kişinin kar kütlesi altında kaldığı, yapılan arama kurtarma çalışmaları sonucunda 2 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı bildirildi. Kalan bir kişiye ulaşma çalışmaları ise devam ediyor. Bu tür olaylar, kar yağışının ne denli tehlikeli olabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Ayrıca, Van'ın Çatak ilçesinde de benzer bir olay yaşandı; burada kar kütlesinin altında kalan 3 kişiden biri hayatını kaybetti, diğer 2 kişinin tedavisi hastanede sürüyor. Bu tür trajik olaylar, kar yağışının sadece bir hava olayı olmadığını, aynı zamanda insan hayatını tehdit eden bir durum olduğunu gösteriyor.
Uzmanlar, bu tür yoğun kar yağışlarının iklim değişikliği ile bağlantılı olabileceğini belirtiyor. Özellikle son yıllarda artan hava olaylarının, toplum üzerinde önemli etkileri olduğu ve bu durumların daha sık yaşanabileceği ifade ediliyor. İklim değişikliği ile birlikte daha sık ve yoğun kar yağışları gibi aşırı hava olaylarının yaşanması, insanları hazırlıksız yakalayabiliyor. Bu bağlamda, kar yağışının sadece ulaşımda değil, aynı zamanda sosyal yaşamda da büyük sorunlar yarattığı gözlemleniyor. Okullarda tatil uygulamaları, iş yerlerinin kapanması ve sosyal yaşamın durma noktasına gelmesi, kar yağışının getirdiği olumsuzluklardan sadece birkaçı.
Küresel ölçekte benzer durumlar gözlemleniyor. Örneğin, Avrupa'nın bazı bölgelerinde de yoğun kar yağışları ve çığ tehlikesi nedeniyle acil durum ilan edilmiş durumda. Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkelerde yolların kapanması ve hava ulaşımında yaşanan aksaklıklar, bu durumun uluslararası boyutunu gözler önüne seriyor. ABD'nin kuzeydoğu eyaletlerinde de benzer sorunlar yaşanmakta. Bu tür olaylar, hava koşullarının ne denli öngörülemez hale geldiğini ve hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. İklim değişikliğinin sonuçları, sadece bireysel ülkeleri değil, tüm dünyayı etkiliyor.
Sonuç olarak, Türkiye'de devam eden kar yağışı, AFAD ve diğer ilgili kurumların koordineli çalışmasıyla yönetilmeye çalışılıyor. Ancak, bu tür iklim olaylarının artış gösterdiği bir dönemde, toplumun bilinçlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması her zamankinden daha önemli hale geliyor. Gelecekte benzer olayların yaşanmaması için, hem bireylerin hem de devletin daha hazırlıklı olması gerektiği aşikar. Yerel yönetimlerin, karla mücadele stratejilerini güncelleyerek, toplumu bu tür olaylara karşı daha dirençli hale getirmesi kritik bir öneme sahip. Ayrıca, halkın bilgilendirilmesi ve acil durum planlarının gözden geçirilmesi, gelecekte yaşanabilecek olumsuzlukların etkisini azaltabilir. Bu bağlamda, afet yönetimi eğitimlerinin artırılması ve halkın bilinçlendirilmesi, olası felaketlerin önüne geçmek için hayati bir adım olarak öne çıkıyor.
Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:
- TRT Haber
Yorumlar
Toplulukla düşüncelerini paylaş
İlk yorumu sen yaz.