Türkiye, 1 Ocak 2026 tarihinde etkili olan yoğun kar yağışının yarattığı olumsuzluklarla mücadele etmekte. Ülke genelinde etkisini gösteren bu yoğun kar yağışı, özellikle doğu ve kuzey bölgelerde hayatı olumsuz bir şekilde etkilemiş durumda. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), ülke genelindeki 27 ilde meydana gelen kar yağışı nedeniyle acil durum planlarını devreye soktuğunu duyurdu. Açıklamada, bu durumun 7 gün 24 saat esasına göre takip edildiği ve gerekli koordinasyonun sağlandığı belirtildi. Uyarılar, meteorolojik veriler ışığında yapılırken, AFAD ekipleri ve ilgili kurumların iş birliğiyle sahada çalışmalar aralıksız devam ediyor.

Meteorolojik verilere göre, bu yılki kar yağışlarının önceki yıllara göre daha yoğun ve etkili olduğu gözlemleniyor. Türkiye’nin iklim yapısında yaşanan değişiklikler, kar yağışlarının süresini ve şiddetini artırıyor. Uzmanlar, bu tür hava olaylarının iklim değişikliği ile bağlantılı olarak giderek artan bir problem haline geldiğine dikkat çekiyor. Özellikle son yıllarda, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde beklenmedik hava olayları sıklaşmış durumda. Kar yağışlarının sadece günlük yaşamı değil, aynı zamanda tarım, ulaşım ve ekonomik faaliyetleri de etkilediği belirtiliyor.

AFAD’ın açıklamalarına göre, özellikle Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Batı Karadeniz bölgelerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ tehlikesi bulunmakta. Bu sebeple, bölge halkına dikkatli olmaları yönünde uyarılar yapıldı. Çığ riskinin yanı sıra, kar birikintilerinin yola düşmesi sonucu meydana gelebilecek kazaların da önüne geçmek için yerel yönetimler ve AFAD ekipleri, özellikle yoğun kar yağışının beklendiği alanlarda önlemlerini artırdı. Bu süreçte, 1 Ocak ile 5 Ocak tarihleri arasında yaşanan gelişmeler, AFAD’ın koordinasyonuyla sahadaki durumun sürekli izlenmesiyle destekleniyor. Ayrıca, 112 Acil Çağrı Merkezleri'ne gelen 1987 ihbarın, ilgili ekipler tarafından anında yanıtlandığı bilgisi paylaşıldı.

Geçmişte de Türkiye, kar yağışlarıyla mücadele konusunda çeşitli zorluklar yaşamıştı. Ancak bu sefer, AFAD’ın Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) çerçevesinde yürüttüğü çalışmalar daha sistematik bir yaklaşım sergiliyor. 35 bin 531 personel ve 10 bin 163 iş makinesi, karla mücadele için sahada görev alırken, mahsur kalan 2 bin 688 kişi güvenli bölgelere tahliye edildi. Bu tür durumlar, ulusal düzeyde afet yönetiminin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Ayrıca, yerel yönetimlerin de bu süreçte etkin bir rol oynaması, hızlı müdahale için kritik önem taşıyor.

Dünya genelinde iklim değişikliği ve doğal afetler arasındaki ilişki giderek daha fazla dikkate alınmakta. Uzmanlar, Türkiye'deki bu tür hava olaylarının iklim değişikliği ile doğrudan ilişkili olduğunu ifade ediyor. Türkiye, coğrafi konumu ve iklim özellikleri nedeniyle farklı hava koşullarına maruz kalıyor. Kar yağışlarının yoğunluğu ve sürekliliği, kırsal alanlarda tarım faaliyetlerini olumsuz etkileyebilirken, şehir merkezlerinde ulaşımda aksamalar yaşanmasına neden olabiliyor. Özellikle kırsal alanlarda karla kaplı yolların ulaşıma kapanması, çeşitli hizmetlerin aksamasına sebep olabiliyor. Bu durum, yetersiz altyapı ve hazırlık, afet durumlarında toplumsal dayanıklılığı zorlaştırıyor.

Yurt dışında benzer kar yağışları ve afet durumları karşısında alınan önlemler, Türkiye ile kıyaslandığında farklılıklar göstermekte. Örneğin, bazı Avrupa ülkeleri, kış aylarında sıkça karşılaştıkları kar yağışlarına karşı daha etkin ve önceden planlanmış müdahale stratejileri geliştirmiş durumda. Almanya, İskandinav ülkeleri ve Kanada gibi ülkelerde, karla mücadele için geliştirilmiş teknolojiler ve sistemler, hem acil durum yanıtını hızlandırmakta hem de halkın güvenliğini artırmakta önemli bir rol oynamaktadır. Bu ülkelerde, hava durumu tahminleri daha hassas bir şekilde yapılmakta ve halk, olumsuz hava koşullarına karşı daha iyi bir şekilde bilgilendirilmektedir.

Sonuç olarak, Türkiye'nin bu yoğun kar yağışıyla mücadelesi, afet yönetimi ve hazırlığı konusunda önemli dersler sunmakta. AFAD’ın sağladığı koordinasyon ve sahada yürütülen çalışmalar, yaşanan bu zorlu süreçte halkın güvenliğini ön planda tutmaktadır. Gelecek günlerde hava koşullarının nasıl seyredeceği ve alınacak yeni önlemler, toplumun bu tür doğal afetlere karşı ne denli hazırlıklı olduğunu bir kez daha gözler önüne serecektir. Kar yağışlarının ülke genelinde yarattığı etkiler, sadece kısa vadeli bir durum değil; aynı zamanda uzun vadede afet yönetimi stratejilerinin gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi gerekliliğini de gündeme getiriyor. Bu tür doğal afetler, toplumun dayanıklılığını artırmak için önemli bir fırsat sunuyor; zira etkili bir afet yönetimi, sadece mevcut durumu yönetmekle kalmayıp, gelecekte benzer olaylara karşı da hazırlık yapılmasına olanak tanımaktadır.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber