2025 yılında Türkiye otomobil pazarında yaklaşık 200 bin elektrikli araç satışı gerçekleştirildi. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, bu satışların büyük bir kısmı tam elektrikli araçlardan oluştu. 2025 yılı boyunca toplam otomobil satışları 1 milyon 84 bin 496 olarak kaydedilirken, bu rakam 2024 yılına göre %10,62 oranında bir artış gösterdi. Pazarın dinamikleri, benzinli ve dizel araç satışlarındaki düşüş ile elektrikli araçlara olan ilginin artmasıyla şekillendi. Bu durum, sadece Türkiye'nin otomotiv endüstrisi için değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik açısından da önemli bir dönüm noktası oldu.

Otomobil satışları içerisinde elektrikli araçların payı dikkat çekici bir şekilde yükseldi. 2025'in ocak-aralık döneminde tam elektrikli otomobil satışları 189 bin 868 olarak kaydedildi. Ayrıca, uzatılmış menzil sistemine sahip araçların dahil edildiği elektrikli araç satışları da %17,7'lik pazar payına ulaştı. Bu gelişmeler, Türkiye'de elektrikli araçların giderek daha fazla tercih edildiğini ve pazarın bu alanda önemli bir büyüme yaşadığını gösteriyor. Tüketicilerin bu araçlara yönelmesinde sağlanan vergi teşvikleri, şarj istasyonu altyapısının genişletilmesi ve çevre dostu imajı gibi etkenler önemli rol oynadı.

Türkiye'nin elektrikli araç pazarındaki bu gelişmeler, küresel otomotiv endüstrisindeki değişimlerle paralel ilerliyor. Birçok otomotiv üreticisi, çevre dostu teknolojilere geçiş yaparken, Türkiye de bu dönüşümde önemli bir aktör haline geliyor. Özellikle hibrit araç satışlarının %62,7 oranında artması, tüketicilerin alternatif enerji kaynaklarına yönelmesini destekliyor. Bu artış, aynı zamanda Türkiye'nin enerji bağımsızlığı hedefleriyle de örtüşüyor. Elektrikli araçların kullanımının artması, fosil yakıt tüketimini azaltarak enerji ithalatını düşürme potansiyeline sahip.

Bu artışın arkasında yatan en önemli faktörlerden biri, dizel araçların satışlarında yaşanan düşüş. 2025 yılında dizel otomobil satışları %16,3 oranında azaldı. Bu durum, global otomotiv üreticilerinin dizel motorlu araç üretimini azaltma kararlarının etkisiyle ilgili. Benzinli araçların satışlarındaki payı ise %60,3'ten %47'ye gerileyerek, benzinli araçların da pazar içerisinde kaybettiği önemi gözler önüne seriyor. Bu değişim, tüketicilerin çevresel kaygılarının artması ve daha sürdürülebilir ulaşım çözümlerine yönelmesiyle de bağlantılıdır. Artık birçok insan, günlük yaşamlarında daha az karbon salınımı yapan araçları tercih ediyor.

Uzmanlar, Türkiye'nin elektrikli araç pazarındaki bu değişimin, hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli sonuçlar doğuracağını belirtiyor. Elektrikli araçların artışı, fosil yakıtların kullanımını azaltarak çevre kirliliğini düşürme potansiyeline sahip. Ayrıca, bu alandaki yatırımlar ve gelişmeler, yerli üretim ve istihdam açısından da olumlu bir tablo sunuyor. Türkiye, elektrikli araç üretiminde yerli üreticilerin yanı sıra uluslararası markaların da yatırım yaptığı bir pazar haline geliyor. Bu durum, istihdam yaratma ve teknoloji transferi açısından büyük fırsatlar sunuyor.

Uluslararası düzeyde, elektrikli araç satışlarının artışı, Türkiye'nin de dahil olduğu birçok ülkenin yeşil enerji hedeflerine ulaşma çabasıyla örtüşüyor. Örneğin, Avrupa'da elektrikli araç satışları hızla yükselirken, Türkiye'nin de bu trendin bir parçası olması, yerel üreticiler için yeni fırsatlar sunuyor. Elektrikli araçlar, sadece çevresel faydaları ile değil, aynı zamanda ekonomik büyümeye katkıları ile de dikkat çekiyor. Özellikle Avrupa Birliği'nin yeşil mutabakatı çerçevesinde, Türkiye'nin otomotiv sektöründeki dönüşüm çabaları büyük önem taşıyor. Bu çabalar, Türkiye'nin Avrupa pazarında rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Sonuç olarak, 2025 yılında Türkiye'de yaklaşık 200 bin elektrikli araç satışı, otomotiv pazarında önemli bir dönüşümün habercisi oldu. Elektrikli ve hibrit araçların pazar paylarının artması, gelecekte Türkiye'nin otomotiv endüstrisinin yönünü belirleyecek unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu gelişmeler, Türkiye'nin sürdürülebilir ulaşım hedefleri doğrultusunda önemli bir adım atmasını sağlarken, elektrikli araçların benimsenmesi ile birlikte, toplumun genelinde de bir farkındalık oluşturuyor. Elektrikli araçların daha fazla tercih edilmesi, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde çevre bilincini artırırken, ayrıca enerji verimliliği konusunda da önemli bir mesaj veriyor. Türkiye'nin bu alandaki başarısı, diğer ülkelere de örnek teşkil edebilir ve küresel ölçekte sürdürülebilir ulaşım çözümlerinin benimsenmesine katkıda bulunabilir.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber