Son yıllarda Türk savunma sanayii, dron üretimi alanında önemli adımlar atarak dünya çapında dikkat çekiyor. Bu alandaki gelişmeler, Türkiye'nin savunma sanayisinde bağımsızlık arayışının ve yerli teknoloji üretiminin bir göstergesi olarak öne çıkıyor. 11 Ocak 2026 tarihinde, Baykar destekli dron üreticisi Skydagger, yıllık 120 bin drone kapasitesine ulaştığını duyurdu. Modern harp sahasında kritik bir rol oynayan bu dronlar, hem yerli hem de uluslararası pazarda ciddi bir talep görüyor.
Skydagger, 2024 yılında faaliyete geçtikten sonra, FPV (First Person View) kamikaze dron üretimine odaklandı. Bu sistem, gözlük veya ekran aracılığıyla kullanıcının dronun içinde uçuyormuş gibi hissetmesini sağlayarak, daha etkili ve hedef odaklı operasyonlar gerçekleştirilmesine olanak tanıyor. Kısa sürede geniş bir ürün yelpazesine ulaşan Skydagger, 7, 10 ve 15 inç boyutlarında yeni modeller ekleyerek, kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik çeşitli çözümler sunmaya başladı. Özellikle Skydagger 15 Plus, 10 kilogram mühimmat taşıma kapasitesi ile dikkat çekerken, Skydagger Mini ise şehir içi operasyonlar için geliştirildi. Bu çeşitlilik, dronların farklı görev ve senaryolar için optimal hale getirilmesini sağlıyor.
Dronların üretiminde yerli bileşenlerin önemi giderek artıyor. Skydagger, mühimmat, batarya, fiberoptik sistem ve yapay zeka gibi kritik bileşenleri ya kendi bünyesinde üretiyor ya da yerli tedarikçilerden temin ediyor. Şu anda ürünlerinin yerlilik oranı yüzde 80’in üzerine çıkmış durumda ve bu yıl içinde yüzde 100’e ulaşmayı hedefliyor. Bu durum, Türkiye’nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma çabalarının bir parçası olarak öne çıkıyor. Yüzde 100 yerli üretim hedefi, Türkiye'nin stratejik bağımsızlığını artırma çabalarının yanı sıra, yerel ekonomiye de önemli katkılar sunmayı amaçlıyor.
Dronların yurt dışı pazarında da önemli bir konuma gelmesi dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl Skydagger, 14 ülkeye toplamda 30 bin dron ihraç etti. Bu başarı, Türk savunma sanayisinin global rekabet gücünü artırırken, uluslararası alanda güvenilir bir tedarikçi olarak da tanınmasına katkı sağlıyor. Kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik entegre mühimmat sistemleri, dronların tercih edilme oranını artırıyor. Özellikle, gelişmiş hedefleme sistemleri ve akıllı mühimmat kullanımı, operasyonların etkinliğini artırarak, Skydagger’ı rakiplerinden ayıran temel unsurlar arasında yer alıyor.
Uzmanlar, Skydagger’ın dronlarının gelişmiş güvenlik sistemleri ile donatıldığını ve akıllı mühimmat kullanımı sayesinde görevlerini daha etkin bir şekilde yerine getirebildiklerini belirtiyor. Üç aşamalı emniyet sisteminin aktif hale getirilmesi, mühimmatın güvenli bir şekilde kullanılmasını sağlarken, sürekli frekans atlaması gibi teknolojiler, dronların jammerlara karşı daha dayanıklı hale gelmesine katkıda bulunuyor. Bu sistemlerin yanı sıra, dronların otonom uçuş yetenekleri, onları hem askeri hem de sivil alanda cazip hale getiriyor.
Dronların büyüyen pazarında, kullanıcı eğitimleri de büyük bir önem taşıyor. Skydagger, personelin eğitimini desteklemek amacıyla online simülasyonlar ve eğiticilerin eğitimi gibi çeşitli yöntemler kullanıyor. Bu süreç, personelin yaklaşık iki hafta içinde atış yapacak seviyeye gelmesini mümkün kılıyor. Eğitim süreçlerinin etkinliği, dronların kullanıcıları tarafından daha verimli bir şekilde kullanılmasını sağlarken, aynı zamanda operasyonel başarıyı da artırıyor.
Gelecek yıllarda, Türk savunma sanayisinin dron üretimindeki gelişmelerin hızlanarak devam etmesi bekleniyor. Özellikle, artan küresel tehditler ve askeri harcamalardaki artış, dron teknolojilerine olan talebi daha da artıracaktır. Türkiye, bu alandaki potansiyelini artırmak ve uluslararası pazarda daha güçlü bir konum elde etmek için Ar-Ge yatırımlarını artırma yoluna gidecek. Yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi, Türkiye'nin ulusal güvenliği açısından kritik bir öneme sahip olup, aynı zamanda global pazarda rekabet gücünü artıracak.
Sonuç olarak, Türk savunma sanayii, dron üretiminde elde ettiği başarılarla küresel pazarda önemli bir aktör haline geliyor. Yerli üretim hedefleri ve teknolojik yenilikler, Türkiye'nin savunma sanayiinde bağımsızlığını artırırken, uluslararası pazardaki rekabet gücünü de güçlendiriyor. Türk savunma sanayiinin bu alandaki başarıları, Türkiye'nin küresel stratejik konumunu pekiştirecek ve uluslararası işbirliklerine zemin hazırlayacaktır. Dron teknolojilerinin hızla geliştiği bu dönemde, Türkiye'nin bu alandaki yatırımları ve yenilikçi yaklaşımları, gelecekteki askeri ve sivil operasyonlar için belirleyici bir rol oynayacaktır.
Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:
- TRT Haber
Bu haber, güvenilir kaynaklardan derlenerek editöryal süreçten geçirilmiş ve özgün içerik olarak yeniden yazılmıştır.
Yorumlar
Toplulukla düşüncelerini paylaş
İlk yorumu sen yaz.