Dünya genelinde yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilgi her geçen gün artarken, bu alandaki istihdam da dikkat çekici bir şekilde büyüyor. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından hazırlanan yeni bir rapor, 2012 yılında 7,3 milyon olan yenilenebilir enerji istihdamının 2024 yılı sonunda 16,6 milyona ulaşacağını öngörüyor. Bu büyüme, özellikle güneş ve rüzgar enerjisi alanında kaydedilen gelişmelerle destekleniyor. Bununla birlikte, raporda dikkat çeken en önemli nokta, yapay zekanın ve dijital teknolojilerin bu istihdam yapısını yeniden şekillendirecek olmasıdır.

Yenilenebilir enerji sektöründeki bu büyümenin ardındaki temel faktörlerden biri, iklim değişikliği ile mücadele ve fosil yakıtların azalmasıdır. Ülkeler, enerji bağımsızlıklarını artırmak ve karbon salınımını azaltmak için yenilenebilir enerjiye yöneliyor. Ancak bu süreçte, iş gücü dinamikleri de önemli bir dönüşüm geçiriyor. Raporun sunduğu verilere göre, 2024 yılı itibarıyla yenilenebilir enerji alanında kurulumların rekor seviyelere ulaşmasına rağmen, istihdam artışının beklentilerin altında kalması dikkat çekmektedir. IRENA Sosyoekonomi ve Politika Birimi Başkanı Michael Renner, dijitalleşmenin enerji sektöründeki istihdam ihtiyacını azalttığını ve yapay zekanın bu eğilimi daha da güçlendireceğini ifade etti. Bu durum, iş gücünün gelecekte nasıl bir biçim alacağına dair önemli ipuçları sunuyor.

Yenilenebilir enerjinin yaygınlaşması, yalnızca çevresel faydalar sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda istihdamda da önemli değişimler gerektiriyor. Rapor, bu alanda iş gücünün eğitimine yönelik daha fazla yatırım yapılması gerektiğini vurguluyor. Renner, istihdamda arz ve talep arasındaki uyumsuzluğu önlemek için eğitim ve mesleki eğitim programlarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Yenilenebilir enerji alanında çalışacak bireylerin, yeni teknolojilere uyum sağlamak için donanımlı olması gerektiği anlaşılıyor. Bu bağlamda, üniversitelerin ve meslek okullarının müfredatlarını güncelleyerek öğrencilere yapay zeka, veri analitiği ve yenilenebilir enerji teknolojileri konusunda eğitim vermesi büyük önem taşıyor.

Yenilenebilir enerji sektöründeki istihdam, özellikle gençler için cazip bir seçenek olarak değerlendiriliyor. ILO Gelecek Becerileri Birimi Başkanı Olga Strietska Ilina, bu sektörün çevre dostu olması nedeniyle gençler arasında popüler hale geldiğini belirtti. Genç nesil, kariyer seçiminde çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk gibi değerlere daha fazla önem veriyor. Ancak, iş gücünün cinsiyet dengesi açısından da sorunlar barındırdığı görülüyor. Rapora göre, yenilenebilir enerji işlerinin yalnızca üçte birinin kadınlar tarafından yapıldığı ve 2030'a kadar oluşacak yeni işlerin üçte birinden azının kadınlara fayda sağlayacağı öngörülüyor. Bu durum, kadın istihdamının sadece bugünün değil, geleceğin de önemli bir meselesi olduğunu gösteriyor. Kadınların, mühendislik ve teknoloji gibi alanlarda yer bulma oranı oldukça düşük. Yenilenebilir enerji sektöründe, kadınların liderlik pozisyonlarına gelmesi için özel programlar ve destekleyici politikalar geliştirilmesi gereklidir.

Bununla birlikte, engelli bireylerin istihdamındaki eşitsizlikler de raporda yer alıyor. Nüfusun önemli bir bölümünün engelli bireylerden oluşması, bu alandaki istihdam politikalarının yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor. Engelli bireylerin çalışma hayatına katılımı için uygun koşulların sağlanması, hem toplumsal eşitlik hem de ekonomik verimlilik açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu bağlamda, şirketlerin ve devletlerin birlikte çalışarak, engelli bireylerin yeteneklerini değerlendirecekleri ortamlar yaratmaları gerekiyor.

Uluslararası arenada, yenilenebilir enerji sektöründe benzer durumlar gözlemleniyor. Avrupa ve Amerika'daki ülkelerde de yapay zeka ve dijital teknolojilerin istihdam üzerindeki etkileri tartışılıyor. Örneğin, Almanya'da yenilenebilir enerji alanında yaşanan dijital dönüşüm, iş gücünün yeniden yapılandırılmasına yol açıyor. Bu bağlamda, dünya genelinde yenilenebilir enerji kapasitesinin 2030 yılına kadar üç katına çıkarılması hedefleniyor. Ancak, bu hedefe ulaşmak için eğitim ve istihdam politikalarının daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerekiyor. Özellikle, bu alanda çalışanların sürekli eğitimine yönelik programların geliştirilmesi ve uygulamaya alınması büyük bir gereklilik arz ediyor.

Sonuç olarak, yapay zeka ve dijital teknolojiler, yenilenebilir enerji sektöründe istihdamı köklü bir şekilde değiştirecek. Eğitim ve mesleki gelişim programlarının güçlendirilmesi, cinsiyet dengesi ve engelli bireylerin istihdamı gibi konulara odaklanılması, bu dönüşümün başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi açısından kritik önem taşıyor. Ayrıca, yenilenebilir enerji sektörüne yönelik kamu politikalarının oluşturulması ve desteklenmesi, sektörün daha sürdürülebilir bir şekilde büyümesine katkı sağlayacaktır. Gelecekte, yenilenebilir enerji istihdamının büyümesi beklenirken, bu alandaki yenilikçi yaklaşımlar ve politikaların geliştirilmesi gerekecek. Yenilenebilir enerji, sadece bir sektör değil, aynı zamanda geleceğin sürdürülebilir bir yaşam tarzının temel taşlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • Anadolu Ajansı