ABD Başkanı Donald Trump, 8 Ocak 2026 tarihinde Beyaz Saray'dan yaptığı yazılı açıklama ile ülkesinin toplam 66 uluslararası kuruluştan geri çekileceğini duyurdu. Bu karar, Trump'ın Amerikan çıkarlarına hizmet etmeyen kuruluşlarla olan ilişkilerini yeniden değerlendirmesi sonucunda alındı. Başkanlık kararnamesinin imzalanmasının ardından, söz konusu kuruluşların hem katılım hem de finansman anlamında ABD'den çekileceği ifade edildi.
Açıklamada, geri çekilen kuruluşların 31'inin Birleşmiş Milletler nezdinde bulunduğu belirtildi. Bu durum, Trump'ın uluslararası alanda izlediği tek taraflı politikaların bir devamı olarak yorumlanıyor. Trump, bu kararın alınmasında bahsedilen kuruluşların Amerikan ulusal çıkarlarına aykırı hareket etmesinin etkili olduğunu vurguladı. Bu durum, ABD'nin uluslararası politika aracılığıyla kendisine uygun koşullar oluşturma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Trump’ın yönetimi, uluslararası kuruluşlarla olan ilişkilerini sık sık sorguladı. Özellikle, 20 Ocak 2025'te başladığı ikinci başkanlık döneminin ilk günlerinde Paris İklim Anlaşması ve BM İnsan Hakları Konseyi'nden çekilmesi, bu tutumun örnekleri arasında sayılabilir. Ayrıca, Birleşmiş Milletler’in Filistinli mültecilere yardım eden ajansına (UNRWA) gönderilen fonların durdurulması da bu yaklaşımın bir yansıması olarak öne çıkıyor. Bu adımlar, Trump’ın “Amerika Önce” (America First) politikası çerçevesinde, uluslararası işbirliklerine karşı duyduğu şüpheyi pekiştiriyor.
Uzmanlar, Trump’ın bu kararının ABD’nin uluslararası arenada yalnızlaşmasına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Bu tür bir geri çekilme, ABD'nin global etkisini zayıflatabilir ve diğer ülkelerin bu boşluktan yararlanmasına sebep olabilir. Özellikle Asya-Pasifik bölgesinde Çin'in artan etkisi, ABD'nin geri çekilmesi durumunda daha da belirgin hale gelebilir. Ayrıca, uluslararası iş birliklerinin azalması, Amerika'nın uzun vadeli stratejik hedeflerine zarar verebilir.
Bu kararın toplumsal etkilerine bakıldığında, birçok Amerikan vatandaşının uluslararası kuruluşların sağladığı yardımları ve destekleri önemsedikleri görülüyor. Özellikle sağlık, eğitim ve çevre konularında uluslararası iş birliği, toplumun farklı kesimleri tarafından destekleniyor. Örneğin, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gibi kuruluşlar, küresel sağlık krizleriyle mücadelede kritik bir rol üstleniyor. Trump’ın geri çekilme kararı, bu alanlarda sağlanan desteklerin azalmasına yol açabilir ve dolayısıyla halk sağlığını tehdit edebilir.
Benzer durumlara uluslararası düzeyde de rastlanıyor. Örneğin, bazı ülkeler, uluslararası anlaşmalardan çekilme kararları alarak kendi ulusal çıkarlarını ön planda tutmaya çalıştılar. Ancak bu tür adımlar, genellikle uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Ülkeler, uluslararası iş birliklerinden uzaklaştıkça, hem ekonomik hem de siyasi açıdan sıkıntılar yaşayabiliyor. Özellikle, iklim değişikliği, terörizm ve salgın hastalıklar gibi küresel sorunların çözümü için uluslararası işbirliği kaçınılmaz hale geliyor.
Trump’ın bu geri çekilme kararı, aynı zamanda diğer ülkelerin ABD’ye olan güvenini de sarsabilir. Uluslararası kuruluşlar üzerinden sağlanan işbirlikleri, ülkelerin birbirine olan bağımlılığını artırırken, Trump’ın bu durumu tersine çevirmesi, uzun vadede ABD’nin küresel dengedeki rolünü zayıflatabilir. Örneğin, Avrupa Birliği, ABD’nin geri çekilmesi halinde kendi iç işbirliklerini güçlendirme yoluna gidebilir.
Ayrıca, Trump’ın bu kararı, ABD’nin müttefikleriyle olan ilişkilerini de sorgulatabilir. NATO ve diğer askeri ittifaklar, ABD’nin uluslararası angajmanlarının azalmasıyla birlikte, daha fazla yük taşıma sorumluluğu ile karşı karşıya kalabilirler. Bu durum, müttefik ülkeler arasında bir güvensizlik yaratabilir ve ABD’nin küresel güvenlik mimarisindeki rolünü sorgulamasına neden olabilir.
Sonuç olarak, Trump'ın ABD'yi 66 uluslararası kuruluştan çekme kararı, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde önemli etkiler yaratabilir. Önümüzdeki süreçte, bu kararın yankıları ve ABD'nin uluslararası politikası üzerindeki etkileri dikkatle izlenecektir. Bu değişim, yalnızca Trump yönetiminin değil, aynı zamanda ABD’nin küresel rolünün de yeniden şekillenmesine neden olabilir. Ülkelerin karşılıklı bağımlılığının arttığı günümüzde, Trump’ın bu kararı, hem iç hem de dış politikada ciddi tartışmalara yol açacak gibi görünüyor. Uzmanlar, bu tür geri çekilmelerin, uluslararası ilişkilerde kalıcı sonuçlar doğurabileceğini vurgularken, ABD’nin geleceğindeki belirsizliklerin de artabileceği uyarısında bulunuyorlar.
Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:
- TRT Haber
Bu haber, güvenilir kaynaklardan derlenerek editöryal süreçten geçirilmiş ve özgün içerik olarak yeniden yazılmıştır.
Yorumlar
Toplulukla düşüncelerini paylaş
İlk yorumu sen yaz.