Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (MKE), Çankırı Silah Fabrikası'nın kapatılacağına dair iddiaların asılsız olduğunu açıkladı. 4 Ocak 2026 tarihinde yapılan resmi açıklamada, fabrikanın faaliyetlerinin kesintisiz devam ettiğine ve üretim kapasitesinin artırıldığına vurgu yapıldı. Çankırı Silah Fabrikası, 1976 yılından bu yana Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere çeşitli güvenlik güçlerine silah sistemleri üretmektedir. Bu açıklama, yerel ve ulusal düzeyde büyük bir memnuniyetle karşılandı, zira savunma sanayisi, Türkiye'nin stratejik öncelikleri arasında yer almaktadır.

Açıklamada, Çankırı Silah Fabrikası'nda şu anda toplam 347 aktif çalışanın istihdam edildiği belirtildi. Fabrikada, 105 milimetre havadan taşınabilir hafif çekili obüs BORAN, 35 milimetre KORKUT ve GÖKDENİZ gibi çeşitli silah sistemlerinin üretimi gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, 12,7 milimetre uçaksavar topu ve 155 milimetre FIRTINA obüsü gibi kritik sistemlerin de bu tesiste imal edildiği ifade edildi. Bu üretim faaliyetleri, sadece Türkiye’nin değil, bölgedeki birçok ülkenin güvenlik ihtiyaçlarına da cevap vermektedir.

Çankırı Silah Fabrikası’nın geçmişi, Türk savunma sanayisinin gelişiminde önemli bir yere sahiptir. 1976 yılında MKE Uçaksavar Top Fabrikası olarak faaliyete geçen bu tesis, yıllar içinde Türkiye’nin stratejik silah sistemleri üretiminde önemli bir rol üstlenmiştir. Fabrika, NATO standartlarında üretim yaparak, hem iç piyasa hem de uluslararası alanda önemli ihracat rakamlarına ulaşmıştır. Bu durum, Türkiye'nin savunma alanındaki kapasitesinin ve yeteneklerinin uluslararası ölçekte tanınmasını sağlamıştır.

Uzmanlar, MKE'nin açıklamalarını değerlendirirken, fabrikanın kapatılmasının söz konusu olmadığını ve mevcut yatırımların üretim kapasitesini artırma odaklı olduğunu vurgulamaktadır. Yıllık üretim hedefleri ve mühendislik tecrübesinin, Türk savunma sanayisinin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade eden uzmanlar, bu tür yatırımların hem teknolojik gelişim hem de ekonomik büyüme açısından olumlu katkılar sağlayacağını belirtiyor. Ayrıca, bu tür yatırımların iş gücü istihdamı açısından da büyük bir öneme sahip olduğu ve yerel ekonomilere katkı sağladığı belirtiliyor.

Çankırı Silah Fabrikası'nın faaliyetleri, Türk savunma sanayisinin iç dinamikleri üzerinde önemli bir etki yaratmaktadır. Fabrikanın 2025 yılında gerçekleştirdiği yaklaşık 150 milyon liralık yatırım ve 2026 yılında planlanan 1 milyar liralık yatırım, sektördeki büyüme beklentilerini artırmaktadır. Bu tür yatırımlar, Türkiye'nin savunma sanayisinde kendi kendine yeterlilik hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacaktır. Bunun yanı sıra, yerli üretim kapasitesinin artırılması, dışa bağımlılığı azaltma yolunda atılan önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

Uluslararası alanda benzer durumlar gözlemlendiğinde, birçok ülkenin savunma sanayisi yatırımlarını artırarak kendi üretim kapasitelerini güçlendirdiği görülmektedir. Örneğin, bazı Avrupa ülkeleri, yerli üretimlerini artırarak dışa bağımlılığı azaltma yönünde adımlar atmaktadır. Türkiye de bu bağlamda, Çankırı Silah Fabrikası gibi tesisler aracılığıyla kendi savunma sanayisini güçlendirmeye devam etmektedir. Özellikle son yıllarda yaşanan küresel güvenlik krizleri, birçok ülkenin savunma bütçelerini artırmasına neden olmuş ve yerli üretimi teşvik eden politikaların benimsenmesine zemin hazırlamıştır.

Bu bağlamda, MKE’nin Çankırı Silah Fabrikası’na yaptığı yatırımlar, sadece ekonomik açıdan değil, aynı zamanda stratejik bir açıdan da büyük önem taşımaktadır. Türkiye’nin savunma sanayisi, ulusal güvenliğin sağlanması için kritik bir rol oynamakta ve bu fabrikalar, ülkenin savunma yeteneklerini artırmada önemli bir katkı sunmaktadır. Böylece, Türkiye, bölgesel bir güç olma yolunda önemli adımlar atmaktadır.

Sonuç olarak, MKE'nin Çankırı Silah Fabrikası'na dair yaptığı açıklamalar, fabrikanın kapatılmayacağına ve yatırımların süreceğine dair güçlü bir mesaj vermektedir. Savunma sanayisinde sağlanan bu gelişmeler, Türkiye’nin ulusal güvenlik stratejileri açısından hayati önem taşımaktadır. Önümüzdeki dönemde, bu tür yatırımların artarak devam etmesi, Türk savunma sanayisinin küresel arenada daha da güçlenmesine zemin hazırlayacaktır. Ayrıca, bu durum, yerli üretim kapasitesinin artmasıyla birlikte savunma sanayisinde ortaya çıkacak olan yeniliklerin ve teknolojik gelişmelerin de önünü açacaktır. Türkiye, kendi savunma sistemlerini geliştirme konusunda attığı bu adımlar ile hem ulusal hem de uluslararası düzeyde daha güçlü bir aktör olmayı hedeflemektedir.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber