Amasya'da bir kamyonet sürücüsü, drift yaparken Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) tarafından tespit edildi. Olay, 4 Ocak 2026 tarihinde Akbilek Mahallesi Elvan Çelebi Caddesi'nde gerçekleşti. Amasya Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, sürücünün trafik kurallarını ihlal ettiğini belirleyerek gerekli işlemleri başlattı. Sürücü, nasıl bir davranış sergilediği ve bu davranışın sonuçları hakkında ağır bir ceza ile karşılaştı.

Söz konusu drift olayı, Amasya'nın yoğun bir caddesinde meydana geldi. Kent Güvenlik Yönetim Sistemi, bu tür yasadışı sürüş davranışlarını tespit etmek için sürekli olarak izleme yapıyor. Elde edilen veriler ışığında, kamyonet sürücüsüne Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddesi gereğince 58 bin 217 lira idari para cezası kesildi. Ayrıca, sürücünün aracı 60 gün süreyle trafikten men edildi. Bu durum, trafik güvenliği açısından endişe verici bir tabloyu gözler önüne seriyor.

Drift yapma eylemi, trafiği tehlikeye atan ve ciddi kazalara neden olabilecek bir davranış olarak kabul ediliyor. Bu tür sürüş stilleri, sadece sürücünün değil, çevresindeki diğer sürücülerin ve yayaların hayatını da tehlikeye atıyor. Amasya'da yaşanan bu olay, sürücülerin trafik kurallarına uymaları gerektiği konusunda bir hatırlatma niteliği taşıyor. Türkiye genelinde benzer olayların artış göstermesi, trafik güvenliğini tehdit eden bir mesele haline geldi.

Uzmanlar, drift gibi tehlikeli sürüş davranışlarının gençler arasında popülerlik kazanmasının altında yatan nedenleri araştırıyor. Özellikle sosyal medya etkisi ve gençlerin hız tutkusunun, bu tür yasadışı aktiviteleri teşvik ettiğini belirtiyorlar. Sosyal medya platformlarında paylaşılan drift videoları, genç sürücüleri bu tür davranışlara yönlendiren önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Örneğin, TikTok veya Instagram gibi platformlarda, bu tür eylemlerin öne çıkması, gençlerin bu davranışları normalleştirmesine ve onları denemeye teşvik etmesine neden oluyor. Bu durum da, drift yapmanın yalnızca bir eğlence veya gösteri unsuru olarak değerlendirilmesine yol açıyor.

Bu tür davranışların önlenmesi için daha fazla eğitim ve farkındalık çalışmasına ihtiyaç olduğu vurgulanıyor. Amasya'daki olay, trafik güvenliği konusunda toplumsal bir bilinç oluşturma gerekliliğini ortaya koyuyor. Emniyet güçlerinin bu tür ihlallere karşı sert önlemler alması, toplumda daha güvenli bir trafik ortamı yaratmak adına kritik önem taşıyor. Vatandaşların, trafik kurallarına uymamanın sonuçları hakkında daha fazla bilgilendirilmesi gerekiyor. Bu bağlamda, okullarda ve topluluk merkezlerinde düzenlenecek eğitim programları, gençlerin trafik güvenliği konusunda bilinçlenmesine yardımcı olabilir.

Dünya genelinde benzer olayların yaşandığı ülkelerde, trafik cezaları genellikle daha ağırdır. Örneğin, bazı Avrupa ülkelerinde drift yapmak, hapis cezasıyla sonuçlanabilirken, Türkiye'de uygulanan bu ceza, sürücülerin dikkatini çekmek için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak, ceza miktarının yanı sıra, sürücülerin bu tür davranışların sonuçları hakkında bilinçlendirilmesi de önem taşıyor. Trafik güvenliği konusunda yapılacak eğitimler, hem sürücülerin hem de yayaların bilinçlenmesine katkı sağlayabilir.

Ayrıca, Amasya'da yaşanan bu olay, yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının da trafik güvenliği konusundaki sorumluluklarını gözden geçirmelerini gerektiriyor. Yerel yönetimler, özellikle gençlerin güvenli bir şekilde araç kullanmalarını teşvik edecek programlar geliştirebilir. Bu programlar, sürücülerin hem teorik hem de pratik olarak trafik kurallarını öğrenmelerine yardımcı olmalı ve gençlerin bu kurallara bağlılıklarını artırmalıdır.

Sonuç olarak, Amasya'da yaşanan drift olayı, trafik güvenliği konusunda dikkate değer bir örnek teşkil ediyor. Sürücülere kesilen yüksek cezalar, bu tür yasadışı davranışların önlenmesi adına önemli bir adım olsa da, asıl hedefin toplumsal bilinçlenme olduğu unutulmamalıdır. Gelecekte, bu tür olayların azalması için hem cezai yaptırımlar hem de eğitim çalışmalarının artırılması gerekiyor. Emniyet güçleri, trafik güvenliği konusunda daha fazla farkındalık yaratmak için çeşitli kampanyalar düzenleyebilir ve sürücülerin bu tür davranışlardan kaçınmaları için motive edici unsurlar sunabilir.

Sonuç olarak, Amasya'daki drift olayı, yalnızca bir ceza uygulaması değil, aynı zamanda toplumsal bir bilinçlenme sürecinin başlangıcı olmalıdır. Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için tüm toplumsal aktörlerin, sürücülerden yerel yönetimlere, eğitim kurumlarından medya kuruluşlarına kadar el birliğiyle çalışması gerekmektedir. Bu şekilde, trafik güvenliği alanında daha güvenli ve bilinçli bir toplum oluşturmak hedeflenmelidir.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber