Türkiye'nin en büyük şehri İstanbul'da, terör örgütü DEAŞ'a yönelik gerçekleştirilen operasyon kapsamında toplamda 67 şüpheli tutuklandı. 2 Ocak 2026 tarihinde İstanbul Adliyesi'nde gerçekleştirilen sorgulamalar sonucunda, 72 zanlıdan 67'sinin tutuklanmasına karar verildi. Gözaltına alınan 32 şüpheli ise, ülke güvenliği açısından tehdit oluşturduğu gerekçesiyle sınır dışı edilmek üzere geri gönderme merkezine teslim edildi. Bu operasyon, Türkiye’nin terörle mücadele konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından başlatıldı. Soruşturma, DEAŞ mensuplarının ve örgüt faaliyetlerinin deşifre edilmesi amacıyla derinlemesine bir şekilde yürütüldü. Operasyon esnasında, örgüt yanlısı faaliyetlerde bulunan M.Y. gibi isimlerin illegal etkinlikleri de göz önünde bulunduruldu. Bu çerçevede, yasa dışı ders ve sohbet etkinlikleri düzenleyen bu kişilerin, örgüte militan kazandırma hedefiyle hareket ettikleri belirlendi.

DEAŞ'ın Türkiye'deki etkileri, sadece güvenlik boyutuyla sınırlı kalmayıp, sosyal, ekonomik ve psikolojik alanlarda da derin izler bırakmaktadır. Uzmanlar, DEAŞ gibi örgütlerin, gençleri hedef alarak toplumsal yapıyı tehdit ettiğini vurguluyor. Genç neslin, bu tür örgütlerin ideolojik propaganda ve sosyal medya aracılığıyla hedef alınması, Türkiye’nin geleceği açısından büyük bir risk oluşturuyor. Bu bağlamda, devletin terörle mücadele politikalarının yanı sıra, eğitim ve sosyal projelerle toplumsal bilinçlenmenin artırılmasına yönelik çabaların da önem taşıdığı ifade ediliyor.

Söz konusu operasyon, sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda toplumun huzuru ve barışı için atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Türkiye’nin DEAŞ ile mücadelesi, uluslararası güvenlik iş birlikleri ve iç güvenlik politikaları çerçevesinde daha da önem kazanmakta. Özellikle son yıllarda, Türkiye’nin uluslararası işbirlikleri çerçevesinde yürüttüğü operasyonlar, uluslararası arenada da büyük takdir toplamaktadır. Türkiye, DEAŞ gibi uluslararası bir terör örgütü ile mücadelede aktif bir rol üstlenerek, hem ulusal hem de uluslararası güvenliği sağlama hedefindedir.

DEAŞ’ın, Avrupa ve Orta Doğu’daki faaliyetleri göz önüne alındığında, Türkiye’nin aldığı tedbirlerin önemi artıyor. Bu doğrultuda, Türkiye’nin terörle mücadele stratejileri, sadece kendi sınırları içinde değil, aynı zamanda uluslararası düzeyde de etkili bir şekilde uygulanmaktadır. Diğer ülkelerle kurulan işbirlikleri, istihbari verilerin paylaşımı ve eğitim programları, bu mücadelenin önemli parçaları arasında yer alıyor. Örneğin, son yıllarda Türkiye, Avrupa ülkeleri ile yürüttüğü iş birlikleri sayesinde, uluslararası terörizme karşı daha etkili bir mücadele sergilemektedir.

Bu son operasyon, Türkiye’nin terörle mücadele konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak uzmanlar, bu tür operasyonların sürdürülebilir olabilmesi için toplumsal bilinçlenme ve eğitim perspektifinden de ele alınması gerektiğini savunuyor. Terörle mücadele operasyonlarının, toplumda terörizme karşı duyarlılığın artırılmasına katkı sağladığı düşünülüyor. Dolayısıyla, kamuoyunun bu konuda bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi büyük bir önem taşıyor.

Toplumda yarattığı etkinin yanı sıra, güvenlik alanında sağlanan başarılar, halkın güvenliğine yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle gençler arasında terörizme karşı bir duyarlılık oluşturulması, gelecekte benzer olayların önlenmesi açısından kritik bir rol oynamaktadır. Eğitim kurumları, sivil toplum kuruluşları ve medya, bu bilinçlenmeyi sağlamak için birlikte çalışmalıdır.

Sonuç olarak, İstanbul'da gerçekleştirilen bu operasyon, Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Gelecek dönemlerde de benzer operasyonların artarak devam etmesi bekleniyor. Güvenlik güçleri, terör örgütleriyle mücadelede kararlılığını sürdürerek, toplumun güvenliğini sağlamayı amaçlıyor. Bu süreçte, kamuoyunun bilinçlendirilmesi ve toplumsal dayanışmanın artırılması da kritik bir rol oynayacak. Türkiye’nin bu mücadelesi, sadece kendi güvenliği için değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel güvenlik için de büyük bir önem taşımaktadır.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber
  • Hürriyet