Artvin'in Zekeriyaköy köyü yakınlarında meydana gelen çığ felaketi, bölgedeki çobanları derinden etkiledi. 31 Aralık 2025 tarihinde, Erzurum'un Olur ilçesinden 1200 küçükbaş hayvanla Ardanuç ilçe merkezine gitmekte olan 6 kişilik çoban grubunun üzerine çığ düştü. Olay anında üç çoban kendi çabalarıyla kurtulurken, bir çobanın cansız bedenine ulaşıldı. İki çobanın ise hâlâ çığ altında olduğu bildiriliyor. Bu trajik olay, kış aylarında çığ riskinin ne denli yüksek olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Bölgedeki arama kurtarma çalışmaları, olumsuz hava koşulları nedeniyle gece saatlerinde duraklama sürecine girmişti. Ancak, Artvin Valisi Turan Ergün, sabah saatlerinde ekiplerin yeniden çalışmalara başladığını açıkladı. Vali Ergün, çığ düşen alanda incelemelerde bulunduktan sonra, AFAD ve diğer kurtarma ekiplerinin sahada olduğunu belirtti. Çalışmalara katılan ekip sayısının yaklaşık 100 kişiye ulaştığı ifade edildi. Arama kurtarma çalışmalarında, yerel halkın da destek verdiği, gönüllülerin çığ altında kalan çobanların bulunması için ellerinden geleni yaptığı öğrenildi.
Hava koşullarının öğleden sonra daha da kötüleşeceği öngörülüyor. Vali Ergün, arama kurtarma ekiplerine, çığ riski hissettikleri anlarda çalışmaları durdurma yetkisi verdiklerini vurguladı. Bu, ekiplerin can güvenliğinin öncelikli olduğunu göstermektedir. Çığ altında kalan çobanların bulunması için yapılan çalışmalar, hem profesyonel kurtarma ekipleri hem de sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla sürdürülüyor. Hava sıcaklıklarının düşmesi ve kar yağışının yoğunlaşması, arama kurtarma çalışmalarını daha da zor hale getiriyor.
Bu tür olaylar, Artvin ve çevresinde kış aylarında sıkça karşılaşılan bir durumdur. Geçmişte de benzer çığ vakaları yaşanmış, bu durum bölgedeki çobanların ve hayvanların güvenliğini tehdit etmiştir. Özellikle kış şartlarının sertleştiği dönemlerde, çığ düşme riski artmakta ve bu da yerel halkın hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Çobanlar, dağlık arazide hayvanlarını güderken her an çığ tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bunun yanı sıra, bölgedeki iklim değişiklikleri de çığ riskini artıran faktörler arasındadır.
Uzmanlar, çığ riskinin azaltılması için gereken önlemlerin alınmasının önemine dikkat çekiyor. Doğal afetlerin önlenmesi adına, bölgedeki arazi yapısının ve hava koşullarının sürekli olarak izlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Bunun yanı sıra, çobanların eğitim alması ve acil durum planlarının oluşturulması, çığ gibi felaketlere karşı hazırlıklı olmayı sağlayacaktır. Çığ tehlikesi olan bölgelerde, çobanlara yönelik düzenli eğitim programları ve tatbikatlar düzenlenmesi, bu tür olayların önlenmesine yardımcı olabilir.
Yaşanan bu olayın toplumsal etkileri ise oldukça derin. Çığ altında kalan çobanların aileleri ve yerel halk, endişe ve üzüntü içinde bekleyişlerini sürdürüyor. Ailelerin yaşadığı kaygı, sadece kaybolan yakınlarının durumu ile sınırlı kalmıyor; aynı zamanda geçim kaynakları olan hayvanların durumu da büyük bir belirsizlik taşıyor. Yaşanan bu trajedi, bölgenin ekonomik yapısını da olumsuz etkileyebilir. Tarım ve hayvancılıkla geçinen aileler için kayıplar, maddi açıdan büyük bir yük oluşturabilir. Çobanların kaybolması, hayvanların bakımı ve beslenmesi konusunda ciddi sorunlara yol açabilir ve bu da yerel ekonomiyi etkileyebilir.
Sonuç olarak, Artvin'deki çığ olayı, hem yerel halk hem de kurtarma ekipleri için ciddi bir sınav niteliği taşıyor. Çalışmaların en kısa sürede sonuçlanması ve kaybolan çobanların sağ salim bulunması hepimizin dileği. Gelecek dönemde, bu tür felaketlerin önlenmesi için daha sistematik ve etkili önlemler alınması gerektiği açıktır. Yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve ilgili bakanlıkların bir araya gelerek bu konuda ortak bir strateji geliştirmesi, hem çobanların hem de bölge halkının güvenliğini artıracaktır.
Çığ gibi doğal afetlerin yanı sıra, iklim değişikliğinin de etkileri göz önünde bulundurulduğunda, Artvin ve çevresindeki yerleşimlerin daha dayanıklı hale getirilmesi için uzun vadeli planlar yapılması gerekmektedir. Bu, sadece mevcut durumu düzeltmekle kalmayacak, aynı zamanda gelecekte yaşanabilecek benzer felaketlerin etkilerini azaltacaktır. Bu bağlamda, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve farkındalık yaratılması da büyük önem taşımaktadır. Doğal afetlerin etkilerini en aza indirmek için her bireyin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekmektedir. Bu tür olaylar, aslında toplumsal dayanışmanın önemini vurgulamakta; birlikte hareket etmenin ve yardımlaşmanın ne kadar kritik olduğunu göstermektedir.
Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:
- TRT Haber
Bu haber, güvenilir kaynaklardan derlenerek editöryal süreçten geçirilmiş ve özgün içerik olarak yeniden yazılmıştır.
Yorumlar
Toplulukla düşüncelerini paylaş
İlk yorumu sen yaz.