2025 yılında Ankara, ihracatında tarihi bir başarıya imza atarak 17 milyar 485 milyon 656 bin dolara ulaştı. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, bu rakam bir önceki yıl olan 2024’e göre %24,1’lik bir artış gösterdi. Başkent, bu performansıyla ülke genelinde önemli bir ekonomik aktör olduğunu bir kez daha kanıtladı. Başkent’teki bu artış, yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda ulusal ekonomik dinamikler üzerinde de etkili bir rol oynamakta. İhracatın bu denli artması, Ankara'nın ekonomik gücünü pekiştirirken, Türkiye’nin uluslararası ticaret sahnesindeki yerini de sağlamlaştırıyor.

Geçtiğimiz yıl, Türkiye’nin toplam ihracatı 273,4 milyar dolara yükselerek %4,5 oranında bir artış sağladı. Ankara'nın bu önemli katkısı, ülkenin ekonomik büyümesinde de etkili bir rol oynamaktadır. 2024 yılında başkentin ihracatı 14 milyar 89 milyon 324 bin dolar olarak kaydedilmişti. Bu artış, Ankara'nın ihracat stratejileri ve uygulamaları konusunda nasıl bir dönüşüm yaşadığını gözler önüne seriyor. Ekonomistler, bu ivmenin sürdürülmesi için yerel yönetimlerin ve sanayi odalarının daha aktif bir rol alması gerektiğini vurguluyor.

Ankara'nın ihracatında belirgin bir artış gözlemlenirken, en fazla satış gerçekleştirilen ülkeler arasında Birleşik Krallık öne çıktı. Bu ülkeye yapılan ihracat 1 milyar 390 milyon 730 bin dolar olarak kaydedildi. Ardından ABD ve Almanya gibi ülkeler sırasıyla 1 milyar 112 milyon dolarlık ihracatla takip edildi. Çin ve Slovakya da önemli ihracat pazarları arasında yer aldı. Bu durum, Ankara'nın uluslararası ticaret ağındaki çeşitliliği artırdığı gibi, aynı zamanda stratejik pazarların belirlenmesinde de etkili oluyor.

Sektör bazında incelendiğinde, otomotiv endüstrisi 1 milyar 866 milyon 12 bin dolarlık ihracatıyla ilk sırada yer aldı. Türkiye’nin otomotiv sektörü, dünya çapında rekabet edebilirliği ile dikkat çekiyor ve Ankara'nın bu alandaki başarısı, sanayinin gelişimine olan katkı sağlıyor. Bunu 1 milyar 692 milyon 385 bin dolarla kimyevi maddeler ve 1 milyar 662 milyon 665 bin dolarla makine ve aksamları takip etti. Elektrik ve elektronik ürünleri ile madencilik ürünleri de önemli ihracat kalemleri arasında yer aldı. Bu çeşitlilik, bölgedeki üretim kabiliyetlerinin yanı sıra, inovasyon ve teknoloji alanındaki gelişmelerin de bir göstergesi.

2025 yılında ihracatını oransal olarak en fazla artıran sektör ise %1045,2 ile gemi ve yat hizmetleri oldu. Bu sektördeki bu dramatik artış, düşük baz etkisiyle açıklanabilirken, madencilik ürünleri ve çimento, cam, seramik gibi diğer sektörler de dikkat çekici artışlar gösterdi. Gemi ve yat sektöründeki bu olağan dışı büyüme, Türkiye'nin denizcilik alanında kendine has bir yer edinmeye başladığını ve dünya pazarında daha fazla söz sahibi olma yolunda ilerlediğini gösteriyor. Bu tür sektörlerdeki büyüme, aynı zamanda istihdam yaratma ve yerel ekonominin canlanmasına da katkı sağlamakta.

Bu başarılar, Ankara'nın ihracat potansiyelini ve çeşitliliğini ortaya koyarken, Türkiye’nin global pazardaki rekabet gücünü de artırmaktadır. Ekonomik uzmanlara göre, bu tür artışlar, Türkiye’nin dış ticaret açığını kapatmak ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme sağlamak açısından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, bu tür gelişmeler, yerel üreticilerin uluslararası standartlara uyum sağlamasına ve daha kaliteli ürünler sunmasına da yardımcı olmaktadır.

Dünya genelinde birçok ülke, benzer ihracat artışlarını yaşarken, Türkiye'nin başkentinin bu denli yüksek bir artış sağlaması dikkat çekicidir. Özellikle gelişen pazarlar arasında yer alan Türkiye, uluslararası ticarette daha fazla söz sahibi olma yolunda ilerliyor. Bu durum, Ankara'nın sadece Türkiye için değil, aynı zamanda bölgesel ekonomik iş birlikleri açısından da önemli bir merkez haline geldiğini göstermektedir. Bu bağlamda, yerli üreticilerin dış pazarlara açılması için daha fazla desteklenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak, Ankara’nın 2025’teki ihracat başarısı, yalnızca ekonomik büyüme açısından değil, aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası arenada daha güçlü bir konum elde etmesine de katkı sağlayacak. Gelecek yıllarda, bu ivmenin sürdürülmesi için stratejik planlamalara ihtiyaç duyulacak. Başkent’in bu performansı, diğer iller için de örnek teşkil edebilir. Ayrıca, bu süreçte kamu-özel iş birliklerinin artırılması ve inovasyonun desteklenmesi, Ankara'nın ihracat gücünü daha da pekiştirebilir. Ankara'nın bu başarı hikayesi, diğer şehirler için de bir ilham kaynağı olma özelliği taşıyor ve Türkiye'nin ekonomik geleceği için umut verici bir tablo çiziyor.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber