Biz WhatsApp'ı Neden Siliyoruz?

Dünyada 2 milyar kullancısı olan WhatsApp, Avrupa Birliği dışında yaşayan insanlara dayattığı sözleşme sonrası büyük tepki görmeye başladı! Belki biz neden WhatsApp'ı siliyoruz? Neden BİP'e, Telegram'a ve Signal'e geçiyoruz?

 

Yeni koşulların daha önce kabul edilenden en önemli farkları ne?

Aslında 8 şubat öncesindeki verilere baktığımızda zaten WhatsApp anonim olarak verilerimizi başka şirketlere veriyordu. Yine kendi diğer şirketleriyle paylaşıyordu. Bununla ilgili de üç sayfalık bir kullanıcı sözleşmesi var. Yeni durumda bu verileri adımızla birlikte vermiş olacak. Resmi bir hüviyete kavuşmuş olacak.
Telegram ve Signal gibi rakipleri ile karşılaştırırsak Whatsapp gizlilik açısından nereye oturuyor?

Signal dünyanın en güvenli mesajlaşma uygulamalarından biri. Birçok siber güvenlik uzmanı tarafından kullanılması öneriliyor. Açık kaynaklı bir uygulama, bu da tüm kullanıcıların onu inceleyebilmesi anlamına geliyor. WhatsApp böyle değil inceleyemiyorsun. Signal gerçek şifreleme hizmeti sunuyor. Verilerimizi hiç bir şekilde karşı tarafa mesaj olarak göndermez. Görüntülü görüşmeler bile şifreli. Kendi kendini yok etme özelliği var.


Telegram bugüne kadar hiçbir hükümet ya da şirketle verilerini paylaşmadı. Ama WhatsApp hem hükümetlerle hem  de kendi firmalarıyla verilerini paylaşıyor. WhatsApp’ta bir mesajı ancak belli bir süre içinde silebiliyorsunuz ama Telegram’da karşı tarafa gönderdiğiniz mesajı istediğiniz an her iki taraftan da silebiliyorsunuz.

WHATSAPP BU DAYATMA İLE NE YAPMAK İSTİYOR!

WhatsApp'ın dayattığı güncelleme "Zaten bütün verilerimiz ortada; WhatsApp da alsa ne olacak" diyerek geçiştirilebilecek bir mesele değil. Evet WhatsApp daha önce de verilerimizi depolayabiliyordu ancak kullanamıyordu. Kullanabilmesinin sonuçları ise çok sıkıntılı olacaktır. Öncelikle WhatsApp'ta paylaştığımız veriler yazılardan ibaret değil.  Ses kayıtları, fotoğraflar, videolar, konum ve kişi bilgileri de paylaşıyoruz. WhatsApp aracılığıyla Facebook ve tüm bağlı kuruluşları, artık tüm bu verileri legal olarak işleyebilecek ve kullanabilecek. Bu ne anlama geliyor? En basitinden bu şirketler, sizin eşinize, sevgilinize veya yakın arkadaşınıza gönderdiğiniz özel, belki de uygunsuz fotoğraf ve videoları depolayıp ihtiyaç duyduğu zaman kullanabilecek. Altını çiziyorum, daha önce ne WhatsApp ne Facebook bunu yapamıyordu. 

Yakınlarımız evimizi daha kolay bulsun diye attığımız konumlar da artık Facebook ve bağlı kuruluşları tarafından yasal bir şekilde kullanılabilecek. Normalde sadece devletin kayıt altında tutabildiği bir bilgi olarak açık ikametgahlarımız, artık istemesek de Facebook sisteminde! Ses veya yüz tanıma ile giriş yaptığınız uygulamaları kullanmak artık daha riskli hale gelecek. Özellikle bankacılık ve telekomünikasyon hesaplarınıza, WhatsApp'ta paylaştığınız sayısız ses ve fotoğrafın işlenip taklit edilmesiyle ulaşılması teknik olarak çok daha kolay olacak.Gerekli kişileri bilgilendirmek için WhatsApp üzerinden gönderdiğimiz diğer bazı özel bilgi ve belgeler: IBAN, öğrenci belgesi, transkript, siyasi tercih göstergeleri, özellikle pandemide çocukların eğitim ve karakter bilgileri, avukata, doktora, diyetisyene gönderilen bilgiler. Bunca zamandır maruz kaldığımız veri işleme, asla bu kadar detaylı ve net değildi. Öyle ki, ileride WhatsApp görüşmelerimiz mahkemede, çok uluslu şirketlere yapacağımız iş başvurularında, marka okullar için almaya çalışacağımız kabullerde dahi "yasal şekilde" karşımıza çıkabilir.

Serbest bir şekilde

Bu veriler yalnızca www.facebook.com ile değil, tüm Facebook şirketleriyle paylaşılacak. FB da bu verileri üçüncü taraf şirketlerle paylaşabilecek. Yüz milyonlarca kişinin verilerini sızdırdığı için yargılanan Facebook, sizin tüm verilerinizi sizin onayınızla satabilecek.

MESELENİN HUKUKÎ YÖNÜNÜ İNCELEMEK GEREKİRSE

Öncelikle düzenlemeyi kabul zorunluluğu AB üye ülkeleri için geçerli değil. AB’deki ilgili mevzuatta kişisel verilerin işlenmesi, aktarılması, saklanma süresi, kullanılma amacı ve imha politikasına dair koşullar oldukça katı ve net.Ancak benzer düzenlemeler bizim hukukumuzda da mevcut. Öncelikle kişisel verilerin işlenmesi için açık rıza verilmesi zorunludur. (Anayasa m. 20, KVKK m. 5) Ancak WhatsApp'a verilen onay, hukuken açık rıza değil. Çünkü;
1) Uygulamayı kullanmak için başka seçim hakkı tanımıyor.2)Etnik köken, siyasi düşünce, ceza mahkûmiyeti, cinsel hayat gibi veriler, KVKK kapsamında 'özel nitelikli kişisel veriler'dir ve her biri için ayrı ayrı rıza alınması zorunludur. Bunların hepsi için tek seferde verilen rıza, hukukumuzda açık rıza olarak kabul edilmemektedir.3)KVKK uyarınca açık rızanın verilebilmesi için sözleşmede kişisel verilerin nasıl işleneceği, yurtdışına aktarım usulleri, saklanma süresi, kullanılma amacı ve imhasına dair net ve tatmin edici bilgiler bulunmalıdır. WhatsApp'ın yeni sözleşmesinde bu bilgiler yer almıyor. Örn: https://t.co/6OMVKOdedr"Sosyal Medya Yasası" olarak da bilinen kanun uyarınca Facebook gibi sosyal ağ sağlayıcılarının en az 1 kişiyi Türkiye'de temsilci olarak belirlemesi gerekiyor. Facebook bu düzenlemeye de uymayacağını söyledi. Bu da Facebook’un Türkiye’de "hesap sorulabilir" olmasını engelliyor.Sonuç olarak Facebook ve dolayısıyla WhatsApp;
- AB'deki kişisel veri mevzuatını dikkate alıp, sözleşmeyi AB üyelerine dayatmaz iken bizdeki benzer hukukî düzenlemeleri önemsemiyor.
- Türkiye'ye temsilci atamayarak Türk hukuk sistemi dahilinde yargılanmasını çok zorlaştırıyor.Uzun lafın kısası, Facebook ve WhatsApp bizi müşteri olarak dahi önemsemiyor. Avrupa'ya çekemediği resti bize çekiyor ve "Ya verilerini kafama göre kullanmama izin ver, ya da verilerini de al git" diyor. Üzerine ekliyor: "Senin hukuk sistemine entegre olmak gibi bir niyetim yok."Çoğumuz iş, okul, aile vs. grupları sebebiyle WhatsApp ile tüm bağlarımızı koparamıyoruz. Bu nedenle devletin bu seçimi vatandaşa bırakmaması, anlaşmazlığın hukukî tarafı olması, WhatsApp'ı hukuksuzca ve adeta zorla alınan bu rızayla veri işlemekten men etmesi gerekir. Birçok kişi  "WhatsApp verileri daha önce kullanamıyordu da ne demek, tabii ki kullanıyordu" diye itiraz etmiş. "Kullanmıyordu" demedim, "kullanamıyordu" dedim. Ve hukuken kullanamıyor olmasını kastettim, illegal kullanım elbette vâki idi. Bu sözleşme ile hukukîleştirilen de bu.İlginç bir şekilde başka birçok kişi de "WhatsApp'ta uçtan uca şifreleme sistemi var, kesinlikle kişisel verileri kullanmıyor" diye itiraz etmiş. Bu, WhatsApp'ın başkanının söylediği ve Gizlilik ve Güvenlik kısmında mecburen yer alan bir yalandan ibaret.