Suriye’nin Halep kentinde, Suriye Arap Ordusu, terör örgütü SDG'ye karşı sınırlı askeri bir operasyon başlattığını duyurdu. 7 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen operasyon, Halep'teki insansız hava aracı saldırılarını durdurmayı ve bölgedeki güvenliği sağlamayı hedefliyor. Suriye İletişim Bakanlığı, bu operasyonun Halep-Azez yolunu yeniden açmayı ve sivilleri korumayı amaçladığını belirtti. Olay, 10 Mart mutabakatının ihlali sonrası meydana gelen çatışmalarla tetiklendi. Bu gelişme, Suriye’nin iç savaşında uzun süredir devam eden karmaşık dinamiklerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Halep, Suriye iç savaşının başlangıcından bu yana stratejik bir öneme sahip. Şehir, hem coğrafi konumu hem de tarihsel geçmişi nedeniyle birçok askeri ve siyasi çatışmanın merkezi haline gelmiştir. Suriye ordusu, Halep'te yaşayan sivillerin tahliyesi için başlangıçta saat 15:00’a kadar süre tanımıştı. Ancak, tahliyelerin tamamlanmaması nedeniyle bir saat daha ek süre verilmesi gerekti. Ordunun açıklamalarına göre, SDG'nin Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çıkmak isteyen sivillerin insani koridora ulaşmaları da engellenmiş durumda. Bu durum, bölgedeki insani krizi derinleştiriyor. Son 30 gün içinde, SDG’nin saldırıları sonucunda 20 sivil ve 25 asker yaşamını yitirdi.

Bu koşullar altında, Suriye ordusunun Halep’te başlattığı operasyon, yalnızca askeri bir müdahale olarak değil, aynı zamanda bölgedeki insani durumu da etkileyen bir faktör olarak öne çıkıyor. Savaşın yarattığı tahribat, sivil yaşamı derinden etkiliyor. Savaşın getirdiği yıkım ve belirsizlik, Halep’te yaşayan insanların günlük yaşamlarını zorlaştırırken, insani yardımların ulaşımında da ciddi engeller oluşturuyor. Birçok sivil, çatışma bölgelerinden kaçmayı deneyerek hayatta kalma mücadelesi veriyor. Ancak, insani koridorların kapalı olması, bu çabaları daha da zorlaştırıyor.

Suriye'deki bu gelişmeler, bölgedeki çatışmaların ve insani krizlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Suriye ordusunun başlattığı operasyon, hükümetin kontrolünü artırmaya yönelik bir adım olarak görülebilir. Halep, yıllardır süren iç savaşın merkezlerinden biri olarak kritik bir öneme sahip. Bu noktada, SDG'nin varlığı ve faaliyetleri, Suriye hükümeti için büyük bir tehdit teşkil ediyor. SDG, Suriye’nin kuzeyinde PYD’nin (Demokratik Birlik Partisi) silahlı kolu olarak kabul ediliyor ve bu durum, Suriye hükümetinin bu bölgedeki otoritesini tehdit ediyor.

Uzmanlar, bu operasyonun, Suriye’nin iç dinamikleri üzerinde önemli etkileri olabileceğini ifade ediyor. Suriye ordusunun güç gösterisi, iç savaşın gidişatını değiştirme potansiyeline sahip. Halep’teki operasyon, hükümetin elini güçlendirebilirken, SDG’nin direnişini kırma amacı taşıyor. Ancak, bu tür askeri müdahalelerin sivil kayıplarını artırabileceği ve insani durumu daha da kötüleştirebileceği endişeleri de gündemde. Uluslararası insan hakları kuruluşları, bu tür operasyonların siviller üzerindeki olumsuz etkilerini sıkça dile getiriyor. Savaşın getirdiği insani kriz, bu tür askeri harekâtların sonuçları açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Bölgedeki benzer askeri operasyonlar geçmişte de sıklıkla yaşandı. Özellikle, SDG’nin kontrol ettiği bölgelerdeki çatışmalar, Suriye iç savaşının karmaşık yapısını gözler önüne seriyor. Bu bağlamda, Suriye hükümeti, SDG'nin faaliyetlerini ve varlığını meşru bir güvenlik tehdidi olarak tanımlıyor. Suriye’nin bu tutumu, uluslararası alanda sıkça eleştirilse de, stratejik çıkarlar ve güvenlik kaygıları nedeniyle benzer durumlarda diğer ülkelerin de benzer yaklaşımlar sergilemiş olması dikkat çekiyor. Örneğin, bazı ülkelerin terörle mücadele adına yürüttükleri askeri operasyonlar, benzer bir gerekçeyle savunuluyor. Bu durum, Suriye hükümetinin stratejisini anlamak açısından önemli bir bağlam sunuyor.

Gelecekte, Halep’teki bu operasyonun sonuçları, Suriye'deki genel çatışma dinamiklerini etkileyecektir. Hükümetin bu adımı, SDG’ye karşı kazanım sağlayabilir; ancak siviller üzerindeki olumsuz etkileri ve insani durumun daha da kötüleşmesi ihtimali, uluslararası toplumun dikkatini çekiyor. Savaşın sona ermesi için kalıcı bir çözüm bulunmadığı sürece, bu tür askeri operasyonların devam etmesi bekleniyor. Uluslararası toplumun, Suriye’deki insani durumu iyileştirmek için daha etkin adımlar atması gerektiği vurgulanıyor. Savaşın sona ermesi ve kalıcı bir barış ortamının sağlanması, yalnızca askeri müdahalelerle değil, aynı zamanda diplomatik çabalarla da mümkün olacaktır.

Sonuç olarak, Halep’teki bu operasyon, hem Suriye iç savaşının dinamiklerini etkileme potansiyeli taşıyor hem de insani krizin derinleşmesine yol açabilecek bir gelişme olarak kaydediliyor. Suriye hükümetinin askeri müdahaleleri, bölgedeki güç dengesini değiştirebilir; ancak sivil kayıplar ve insani durum üzerindeki olumsuz etkileri, uluslararası toplumun dikkatle izlemesi gereken bir mesele olarak öne çıkıyor. Suriye’deki çatışmanın sona ermesi için sürdürülebilir çözümler üretilmediği sürece, bu tür askeri operasyonların ve insani krizlerin devam etmesi kaçınılmaz görünmektedir.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber