07 Ocak 2026 tarihinde Kudüs'te, binlerce Haredi Yahudisi, zorunlu askerlik uygulamasına karşı büyük bir gösteri düzenledi. Bar-Ilan Caddesi'nde toplanan kalabalık, özellikle Tevrat Okulu (Yeşiva) Hahamı Moshe Tzedaka'nın çağrısı üzerine eyleme katıldı. Protesto sırasında katılımcılar, zorunlu askerlik karşıtı sloganlar atarak, hükümetin bu konudaki kararına tepki gösterdi. Bu protesto, Haredi toplumu içinde zorunlu askerliğe karşı duyulan rahatsızlığın bir yansıması olarak öne çıktı.

Gösterinin öncülerinden Haham Tzedaka, sosyal medyada paylaştığı videoda, zorunlu askerliğe karşı durmanın bir "görev ve zorunluluk" olduğunu belirterek, protestonun amacının bu yasaların kaldırılmasına katkı sağlamak olduğunu ifade etti. Haredi topluluğunun önde gelen liderleri ve çeşitli hahamlar da bu eylemi destekleyerek, toplumun duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Katılımcılar, "Tevrat'a ve inancımıza saygı gösterin!" gibi sloganlar atarak, hem devletin hem de toplumun dikkatini çekmeye çalıştı.

Kudüs'teki bu protesto, uzun süredir devam eden bir tartışmanın en son halkası oldu. İsrail'de yaşanan askerlik muafiyetleri, özellikle Haredi topluluğu arasında yıllardır tartışmalara neden olmaktadır. Hükümet, 18 yaşını geçmiş tüm bireylerin askerlik hizmetini yerine getirmesini zorunlu kılarken, Haredi erkeklerin muafiyet durumu her zaman tartışmalı bir konu olmuştur. 2024 yılında İsrail Yüksek Mahkemesi, Haredi erkeklerin zorunlu askerlikten muaf tutulmasının yasal dayanağının bulunmadığına karar vermişti. Bu karar, Haredi toplumu üzerinde büyük bir baskı oluşturdu ve toplumsal gerginliği artırdı.

Uzmanlar, Haredi erkeklerin zorunlu askerlikten muaf tutulmalarının, toplumda derin bir bölünmeye yol açtığını belirtmektedir. Bu durum, Haredi toplumu ile diğer İsrailli gruplar arasında gerginliklere neden olmaktadır. Bazı Haredi liderler, orduya katılmayan Yeşiva öğrencilerine yönelik yaptırımların kaldırılmasını savunarak, bu konuda hükümete baskı yapmaya devam ediyor. Haredi topluluğu, dinî inançlarını ve eğitimlerini gerekçe göstererek, askerliğe katılmanın kendileri için manevi bir yük olduğunu savunuyor.

Protestonun toplumsal etkileri ise geniş bir çerçevede değerlendirilmektedir. Haredi topluluğunun, zorunlu askerlik yasasına karşı çıkışı, toplumun farklı kesimleri tarafından desteklenmemekte ve bu durum, toplumda siyasi gerilimleri artırmaktadır. Haredi partileri, hükümetin zorunlu askerlik yasasına yönelik kararları uygulamaması durumunda bütçeyi onaylamayacakları tehdidinde bulundular. Bu durum, erken seçim ihtimalini gündeme getirdi. Özellikle, Haredi partilerin koalisyon içindeki güçleri ve bu güçlerin hükümetin karar alma süreçlerindeki etkileri, gelecekteki siyasi gelişmeler üzerinde önemli bir rol oynayacak gibi görünüyor.

Dünya genelinde benzer örnekler incelendiğinde, zorunlu askerlik uygulamaları birçok ülkede tartışma konusu olmuştur. Örneğin, bazı Avrupa ülkelerinde de askerlik hizmetinden muafiyet talepleri, toplumun farklı kesimleri arasında gerginliklere yol açmaktadır. Bu tür tartışmalar, sadece askere alma politikalarıyla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda toplumun dinamiklerini de etkilemektedir. Israil’in durumu, özellikle Haredi topluluğunun dinî ve kültürel kimliği ile ulusal kimlik arasında bir denge kurma çabasını da gözler önüne seriyor.

Haredi topluluğu, tarihsel olarak, eğitim ve dinî yaşamlarına odaklanmayı tercih etmiş ve bu nedenle askeri hizmetten muaf tutulmuşlardır. Ancak, modern dönemde Haredi gençlerin sayısının artması, toplumun dinamiklerini değiştirmekte ve bu değişim, zorunlu askerliğe karşı duyulan rahatsızlığı artırmaktadır. Haredi toplumunda, gençlerin askere gitmek yerine dinî eğitimlerine devam etme kararlılığı, ulusal güvenlik ve toplumun bütünlüğü açısından tartışmalara neden olmaktadır.

Gelecek dönemde, bu tartışmaların nasıl şekilleneceği ve hükümetin atacağı adımlar, hem Haredi toplumu hem de genel İsrail toplumu için belirleyici olacaktır. Hükümetin, Haredi topluluğunun taleplerine nasıl bir yanıt vereceği ve bu yanıtın toplumsal barışı nasıl etkileyeceği büyük bir merak konusu. Zorunlu askerlik yasası, sadece askerlik hizmetini değil, aynı zamanda İsrail’in sosyal yapısını, dinî kimliğini ve ulusal birliğini de etkileyen karmaşık bir meseledir. Bu nedenle, Haredi topluluğunun talepleri ve hükümetin yaklaşımı, önümüzdeki yıllarda İsrail’in toplumsal ve siyasi yapısını şekillendirecek önemli bir faktör olacaktır.

Sonuç olarak, Kudüs'teki bu eylem, Haredi topluluğunun zorunlu askerlik konusundaki kararlılığını ve bu konunun İsrail toplumu üzerindeki etkilerini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Haredi topluluğunun, inançları doğrultusunda hareket etme kararlılığı, toplumun diğer kesimleriyle olan ilişkilerini de sorgulatmaktadır. Bu durum, hem Haredi topluluğu hem de genel İsrail toplumu için zorlu bir dönemi işaret etmekte ve gelecekteki gelişmeler, bu tartışmanın ne yönde ilerleyeceğini büyük ölçüde belirleyecektir.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber