Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, 10 Ocak 2026 tarihinde yaptığı dikkat çekici açıklamada, Latin Amerika ülkeleri arasında ortak bir ordu kurulması çağrısında bulundu. Bu çağrının ardında yatan en önemli sebep ise, bölgedeki uyuşturucu kaçakçılığı sorununa dair artan endişelerdir. Petro, "Narkotik ticaretine adanmış olanlar, saldırı için mükemmel bahane haline geldiler" diyerek, bu durumun ülkeleri bir araya getirmesi gerektiğine vurgu yaptı. Bu tür bir askeri işbirliği önerisi, bölgedeki güvenlik sorunlarına çözüm bulma arayışının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Petro’nun açıklamaları, özellikle ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahaleleri sonrası gündeme gelmesi bakımından dikkat çekici. Bu durum, Latin Amerika’daki ülkelerin güvenlik işbirliklerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği düşüncesini pekiştiriyor. Kolombiya'daki eski Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) çatı örgütü Estado Mayor Central (EMC) elebaşısı Ivan Mordisco'nun, silahlı isyancı grup Ulusal Kurtuluş Ordusuna (ELN) yaptığı ittifak teklifine de sert eleştiriler yönelten Petro, bu tür ittifakların bölgedeki güvenlik açısından tehditler oluşturduğunu belirtti. "Bu tür birleşimler, ne Kolombiya ne de Latin Amerika için savunma sağlamaz, aksine işgal için bir bahane oluşturur," ifadeleriyle durumu net bir şekilde ortaya koydu.

Petro, uyuşturucu ticaretinin bölgedeki istikrarı tehdit ettiğini belirterek, bu sorunun çözümü için ortak bir askeri yapı önerdi. Uyuşturucu kaçakçılığı, Latin Amerika'nın pek çok ülkesinde ciddi sosyal ve ekonomik sorunlara yol açmakta; bu da ülkelerin iç dinamiklerini zayıflatmakta ve suç oranlarını artırmaktadır. Özellikle Kolombiya, uyuşturucu üretiminin merkezi konumunda bulunması sebebiyle, bu sorunun doğrudan etkilerini hissediyor. Bu bağlamda, ortak bir ordu fikri, bölgedeki güvenliği sağlama amacı taşıyor. Ancak, bu tür bir askeri yapı oluşturmanın zorlukları da göz önünde bulundurulmalı.

Latin Amerika'nın geçmişine bakıldığında, benzer askeri işbirliklerinin tarihi oldukça uzun. Soğuk Savaş döneminde, ABD'nin etkisiyle birçok Latin Amerika ülkesi, uluslararası askeri işbirliklerine girmişti. Bu dönemde oluşturulan askeri blokların ve anlaşmaların, özellikle insan hakları ihlalleri ve iç savaşlar ile anıldığı göz önüne alındığında, bu tür bir girişimin nasıl bir sonuç doğuracağı konusunda endişeler söz konusu. Uzmanlar, bu bağlamda, ulusal egemenlik ile bölgesel işbirliği arasında bir denge kurulmasının önemine vurgu yapıyor. Ayrıca, geçmişteki başarısız örneklerden ders alarak, yeni bir askeri işbirliği modelinin nasıl inşa edileceği üzerine derinlemesine düşünülmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar.

Petro’nun bu çağrısı, bölgedeki ülkeler arasında yeni bir dayanışma ve güvenlik anlayışını teşvik edebilir. Ancak böyle bir girişimin hayata geçirilebilmesi için öncelikle ülkeler arasında güven ortamının sağlanması ve ortak hedeflerin belirlenmesi gerekmektedir. Ortak bir ordu kurma fikri, ülkelerin askeri, siyasi ve ekonomik stratejilerinin entegrasyonunu gerektirirken, aynı zamanda bu ülkeler arasında güvenilir bir iletişim ağı oluşturulmasını da zorunlu kılmaktadır. Bu tür bir yapının nasıl işleyeceği ve hangi ülkelerin katılacağı gibi sorular da yanıt bekliyor.

Bölgedeki ülkelerin iç siyasi dinamikleri ve uluslararası ilişkileri, ortak bir ordunun kurulması için kritik öneme sahip. Örneğin, Brezilya ve Arjantin gibi önemli güçlerin bu tür bir projeye nasıl yaklaşacağı, girişimin başarısını belirleyecek unsurlar arasında yer alıyor. Ayrıca, ülkelerin mevcut askeri kapasiteleri, finansal kaynakları ve uluslararası destek arayışları, bu tür bir projeye katılım konusunda belirleyici faktörler olarak öne çıkıyor.

Sonuç olarak, Kolombiya’nın yaptığı bu çağrı, Latin Amerika'nın güvenlik dinamiklerini yeniden şekillendirebilir. Ancak, ortak bir ordu fikrinin gerçekleşmesi için öncelikle siyasi irade ve güçlü bir işbirliği gerekmektedir. Gelecek dönemde, bu konunun nasıl şekilleneceği ve bölgenin güvenlik politikalarına hangi etkiyi yapacağı merakla takip edilmektedir. Uyuşturucu kaçakçılığı gibi uluslararası bir sorunla başa çıkmak için bölgesel işbirliklerinin önemi her geçen gün daha da artarken, bu tür girişimlerin başarıya ulaşabilmesi için tüm paydaşların bir araya gelerek ortak bir vizyon oluşturması şart görünmektedir.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber