İstanbul'un Fatih ilçesinde, İran'da süregelen protestolara destek vermek amacıyla bir grup İranlı bir araya geldi. 11 Ocak 2026 tarihinde, Sirkeci'deki İran Konsolosluğu önünde düzenlemek istedikleri eylem, güvenlik gerekçesiyle polis tarafından engellendi. Fatih Kaymakamlığı, etkinliğin asayiş ve güvenlik sebepleriyle yasaklandığını duyurdu. Bu yasak, uluslararası düzeyde tartışmalara yol açarak, İran'daki olayların yalnızca yerel değil, aynı zamanda global bir sorun haline geldiğinin altını çiziyor.

Protesto düzenlemek isteyen kalabalık, güvenlik güçleri tarafından konsolosluktan uzaklaştırıldıktan sonra yakındaki bir kafede toplandı. Burada yapılan basın açıklamasında, İran'daki hükümet karşıtı protestolar desteklenerek, yönetimin değişmesi yönündeki talepler dile getirildi. Konuşmalar sırasında, İran'daki mevcut iktidara destek veren bazı kişilerin de katılmasıyla gergin anlar yaşandı. Bu durum, iki farklı görüşün çatışmasını ve protestoların yalnızca siyasi değil, aynı zamanda sosyal boyutlarının da var olduğunu gösteriyor.

Basın açıklamasında yer alan İranlı bir kadın, 33 yıl boyunca İran'da yaşadığını ve ülkedeki baskıların arttığını belirtti. Ayrıca, internetin kesik olduğu İran'daki ailesinden haber alamadığı için büyük bir endişe taşıdığını ifade etti. Bu durum, protestoların sadece sokaklarda değil, yurt dışında yaşayan İranlılar arasında da yankı bulduğunu gösteriyor. Yurt dışında yaşayan İranlılar, ülkelerindeki olaylara duyarsız kalmadıklarını, aksine seslerini duyurmak için çeşitli platformlarda bir araya geldiklerini ortaya koyuyor.

Fatih Kaymakamlığı, olayla ilgili yaptığı açıklamada, basın açıklamasının yapılacağı yerin yoğun turist ve vatandaş trafiği olan bir bölge olduğunu belirtti. Bu nedenle, insan ve araç trafiğini olumsuz etkileyebileceği gerekçesiyle etkinliğin yasaklandığı ifade edildi. Ancak, bu yasak, protestocular için seslerini duyurmanın önünde bir engel teşkil etmedi. Katılımcılar, farklı sosyal medya platformları üzerinden destek çağrılarında bulunarak, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeye çalıştılar.

İran'daki protestolar, son yıllarda sıkça gündeme gelen bir konu haline geldi. Özellikle 2022 yılında yaşanan olaylar, dünyanın dört bir yanındaki İranlıları harekete geçirdi. Bu tür eylemler, sadece İslam Cumhuriyeti'ne karşı bir tepki değil, aynı zamanda İran halkının özgürlük ve adalet taleplerinin de bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür protestoların uluslararası alanda da yankı bulmasının, İran üzerindeki baskıyı artırabileceğini belirtiyor. Yurt dışında yaşayan İranlıların, kendi ülkelerindeki gelişmelere duyarsız kalmaması ve destek vermesi, bu tür eylemlerin önemini artırıyor.

Dünya genelinde birçok ülkede yaşayan İranlı toplulukları, kendi ülkelerindeki siyasi ve sosyal durumla ilgili duyarlılıklarını artırmış durumda. Özellikle Batı ülkelerinde yaşayan İranlıların, hükümet karşıtı eylemlere katılmaları ve destek vermeleri, bu sürecin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, sosyal medya aracılığıyla yapılan paylaşımlar, protestoların uluslararası alanda daha fazla görünürlük kazanmasına yol açıyor. Bu durum, İran'daki protestoların sadece yerel bir mesele olmadığını, aynı zamanda küresel bir sorun haline geldiğini gösteriyor.

Son yıllarda, İran'daki hükümetin uygulamaları ve insan hakları ihlalleri, birçok uluslararası kuruluşun gündemine gelmiş durumda. Özgürlük ve adalet taleplerinin yanı sıra, ekonomik sıkıntılar ve sosyal adaletsizlikler de protestoların temel nedenleri arasında yer alıyor. Bu bağlamda, İran’daki genç nüfusun ve kadınların, toplumsal değişim talepleri, uluslararası kamuoyunu etkilemeye devam ediyor.

İstanbul'daki bu eylem, İran'daki protestoların yurt dışındaki yansımalarını gözler önüne seriyor. İranlıların, kendi ülkelerindeki baskılara karşı duruş sergilemesi ve seslerini duyurması, gelecekte daha fazla eyleme ve uluslararası desteğe yol açabilir. Bu durum, İran'da değişim arayışının sadece iç dinamiklerle sınırlı kalmayıp, global bir boyut kazanabileceğini gösteriyor. Ayrıca, uluslararası toplumun bu tür hareketlere duyarsız kalmaması gerektiği ifade ediliyor.

Sonuç olarak, İstanbul'daki İranlıların bir araya gelerek gerçekleştirdikleri bu eylem, sadece bir protesto değil, aynı zamanda bir dayanışma ve uluslararası destek arayışının da bir yansımasıdır. Bu tür etkinliklerin, İran'daki değişim ihtiyacının anlaşılması ve desteklenmesi açısından büyük bir önemi vardır. Gelecekte, daha fazla İranlı'nın ve uluslararası toplumun bu tür eylemlere katılması, özgürlük ve adalet taleplerinin daha geniş bir platformda duyulmasına olanak sağlayabilir.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • Hürriyet