Lübnan'da, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) tarafından açıklanan yeni rapor, İsrail'in ateşkesi 10 binden fazla kez ihlal ettiğini ortaya koydu. 27 Kasım 2024'te başlayan ateşkes sürecinde, en az 335 kişinin öldüğü ve 973 kişinin yaralandığı bilgisi veriliyor. Bu ihlaller, özellikle Lübnan'ın güneyindeki beş bölgede yoğunlaşmış durumda. Bu durum, hem yerel halkın güvenliğini tehdit etmekte hem de uluslararası toplumun barış ve istikrar çabalarını zayıflatmaktadır.

Raporda belirtilen saldırıların ve diğer askeri operasyonların hala devam ettiği, Lübnan'a yönelik saldırıların Ekim 2023'te başladığı hatırlatılıyor. Bu süreçte, 4 binden fazla kişi yaşamını yitirirken, yaklaşık bir milyon insan yerinden edildi. Ayrıca, saldırıların yol açtığı altyapı zararının yaklaşık 14 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu rakam, Lübnan'ın zaten zayıf olan ekonomik durumunu daha da kötüleştirmekte ve ülkedeki insani krizi derinleştirmektedir.

Lübnan'da gıda güvensizliği oldukça ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Ülkenin nüfusunun yüzde 21'ine tekabül eden 1,17 milyon kişi, akut gıda güvensizliği riskiyle karşı karşıya. Bunun yanı sıra, ülkede 82 bin ile 150 bin arasında sivilin hâlâ yerinden edilmesinin yarattığı insani kriz, uluslararası toplumun dikkatini çekiyor. Bu durum, Lübnan'daki insani yardımların daha etkili bir şekilde dağıtılmasını gerektiriyor. Ancak, devam eden çatışmalar ve güvenlik endişeleri, yardım kuruluşlarının çalışmalarını zorlaştırmakta.

Birleşmiş Milletler, Lübnan'daki insani durumu yakından takip etmekte ve bölgedeki yardımların artırılması için çağrılarda bulunmaktadır. Ancak, siyasi ve askeri gerilimlerin yükselmesi, bu yardımların ulaştırılmasını güçleştirmekte. Özellikle, İsrail'in ateşkes ihlalleri, sivil altyapıya zarar vererek, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını engellemektedir.

ABD, Lübnan'daki güvenlik güçlerine 237 milyon dolardan fazla yardım sağladı. Ancak, bu yardımların sürdürülebilirliği, silahsızlanma konusundaki somut ilerlemelere bağlı olarak değerlendiriliyor. Lübnan hükümeti, 5 Ağustos'ta Hizbullah dahil grupların silahsızlandırılması ve ülkedeki tüm silahların devletin kontrolünde toplanması kararı almıştı. Bu karar, bölgedeki güvenliğin sağlanması açısından kritik bir adım olarak görüldü. Ancak, bu tür kararların uygulanabilirliği, siyasi irade ve uluslararası destekle doğrudan bağlantılıdır.

Lübnan ordusunun, 2025 yılına kadar uygulanmak üzere hazırladığı beş aşamalı planın ilk aşamasında, Litani Nehri'nin güneyindeki bölgelerden silahların toplanması hedefleniyor. Bu silahsızlandırma sürecinin, İsrail ve Lübnan temsilcilerinin yer alacağı Ateşkesi Denetleme Komitesi toplantısında görüşülmesi bekleniyor. Ancak, bu toplantıların ne kadar etkili olacağı ve somut sonuçlar doğurup doğurmayacağı belirsizliğini koruyor. Zira geçmişte benzer toplantılarda alınan kararlar genellikle hayata geçirilememiştir.

Bu gelişmeler, Lübnan'daki siyasi ve sosyal yapıyı derinden etkileyebilir. Ülkedeki istikrarın sağlanması ve insani krizin hafifletilmesi için atılacak adımlar, uluslararası destekle şekillenecektir. Benzer durumlar, bölgedeki diğer ülkelerde de yaşanmış ve genellikle uzun vadeli çözüm önerileriyle sonuçlanmamıştır. Bu bağlamda, Lübnan'da yaşanan çatışmaların, sadece yerel halkı değil, aynı zamanda bölgedeki diğer ülkeleri de etkileyebileceği dikkate alınmalıdır.

Lübnan'daki ateşkes ihlalleri, sadece bölgedeki güvenlik durumunu değil, aynı zamanda insani koşulları da tehdit ediyor. Bunun yanında, bu tür ihlallerin artması, bölgedeki diğer grupların da benzer eylemlere yönelmesine yol açabilir. Bu durum, Orta Doğu'da kalıcı barış sağlama çabalarını daha da zorlaştırmaktadır. Uluslararası toplumun bu konuya duyarsız kalmaması, bölgedeki barış ve istikrar için kritik öneme sahip. Gelecekte, bu tür ihlallerin önlenmesi ve kalıcı barışın sağlanması için daha etkin diplomasi mekanizmalarının devreye girmesi gerekecektir.

Sonuç olarak, Lübnan'daki mevcut durum, sadece bir askeri çatışma olmanın ötesine geçmekte, aynı zamanda insani bir kriz halini almaktadır. Lübnan halkının yaşadığı zorluklar, uluslararası toplumun dikkatini çekmekte ve bu konuda daha fazla destek çağrıları yapılmaktadır. Gelecekte, bölgedeki barış sürecinin ilerlemesi için, hem yerel hem de uluslararası aktörlerin iş birliği içinde hareket etmesi gerekecek. Bu sayede, Lübnan'da kalıcı bir barış ortamı oluşturulabilir ve halkın yaşadığı insani kriz en aza indirilebilir.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber