2025 yılında Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) aracılığıyla 5 milyon 525 bin başvuru yapıldığı açıklandı. Bu başvurular, devlet ve vatandaş arasındaki iletişimi güçlendiren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. CİMER, başvuruların yüzde 96,8'ine yanıt vererek, hızlı ve etkili bir hizmet sunduğunu kanıtladı. Başvuruların büyük bir kısmı, dijital platformlar üzerinden gerçekleştirildi ve bu durum, CİMER'in dijitalleşme sürecinde ne denli başarılı olduğunu gösteriyor.

CİMER'in kurulduğu 2016 yılından bu yana, vatandaşların devlete olan iletişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Başlangıçta sınırlı bir hizmet sunan CİMER, zamanla yaptığı dijital dönüşüm adımlarıyla, daha geniş kitlelere ulaşmayı başarmıştır. 2025 yılında sağlanan bu yüksek başvuru sayısı, CİMER'in yalnızca bir iletişim merkezi olmanın ötesine geçtiğini, aynı zamanda Türkiye'nin dijitalleşme yolunda attığı adımların bir göstergesi olduğunu ortaya koymaktadır.

Yapılan başvurular arasında en yoğun ilgi, 27-35 yaş aralığındaki bireylerden geldi. Bu yaş grubundaki insanların teknolojiyle olan yakın ilişkisi ve dijital platformları aktif bir şekilde kullanmaları, bu durumu açıklayıcı bir faktör olarak öne çıkıyor. Başvuru sahiplerinin yaklaşık yüzde 57'sinin erkeklerden oluştuğu belirtilirken, bu istatistik, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından da dikkat çekici bir veri sunmaktadır. Bu durum, CİMER'in daha geniş bir kitleye ulaşma çabalarının yanı sıra, toplumsal cinsiyet dinamiklerini de gözler önüne seriyor.

En fazla başvuru ise nüfus işlemleri, tüketici hakları, sosyal yardımlar ve sağlık hizmetleri gibi konularda yapıldı. Bu konular, vatandaşların günlük yaşamlarını doğrudan etkileyen ve en çok ihtiyaç duydukları alanlar arasında yer alıyor. CİMER, bu noktada, devletin vatandaşlarına sunduğu hizmetlerin daha erişilebilir hale gelmesini sağlamakta önemli bir rol üstleniyor. Özellikle sosyal yardımlar ve sağlık hizmetleri gibi alanlarda yapılan başvurular, toplumun ihtiyaçlarına cevap verme noktasında CİMER'in ne kadar kritik bir işlev üstlendiğini gösteriyor.

CİMER, Adana, Ankara ve Antalya illerinden en yüksek başvuru sayısını aldı ve bu durum, Türkiye'nin farklı bölgelerinde vatandaşların kamu hizmetlerine erişim ihtiyaçlarını gözler önüne serdi. Bu illerdeki yüksek başvuru sayıları, bölgesel farklılıkların yanı sıra, yurttaşların kamu hizmetlerine olan ilgisinin de bir göstergesi. Özellikle büyükşehirlerdeki yoğun nüfus ve artan hizmet talepleri, CİMER'in daha fazla destek ve yenilikçi çözümler sunma gerekliliğini ortaya koyuyor.

CİMER'in tarihçesi, 2016 yılında hizmet vermeye başlamasıyla şekillenmiştir. Kurum, yıllar içerisinde sürekli bir gelişim göstererek, vatandaşların taleplerine hızlı cevap verme kapasitesini artırmayı amaçlamıştır. Özellikle dijitalleşme adımları, mobil uygulama ve diğer teknolojik yenilikler, CİMER'in erişilebilirliğini artırmış ve başvuru süreçlerini kolaylaştırmıştır. Bu bağlamda, 2025 yılı, CİMER için bir dönüm noktası olmuş, yüksek başvuru sayıları ve yanıt verme oranları ile dikkat çekmiştir.

Uzmanlar, CİMER'in bu başarısını, vatandaş odaklı hizmet anlayışının bir sonucu olarak değerlendirmektedir. Dijital kanallar üzerinden sağlanan hızlı yanıt süreleri, kamu hizmetlerinin kalitesini artırmakta, vatandaşların devlete olan güvenini pekiştirmektedir. CİMER'in, bu kapsamda uluslararası standartlarda bir model oluşturması da, Türkiye'nin kamu hizmetleri alanındaki dijital dönüşüm sürecinin önemli bir göstergesi olarak yorumlanmaktadır. Bu bağlamda, CİMER, diğer ülkelerin örnekleriyle karşılaştırıldığında, hem yenilikçi hem de etkili bir hizmet modeli olarak öne çıkmaktadır.

CİMER'in aldığı başvuru sayıları, toplumsal ve ekonomik açıdan önemli etkilere sahiptir. Daha fazla insanın kamu hizmetlerine erişimi, sosyal yardımlar ve sağlık hizmetleri gibi alanlarda toplumsal eşitliği artırma potansiyelini taşımaktadır. Aynı zamanda, bu durum, devletin vatandaşlarıyla olan ilişkisini güçlendirirken, kamu politikalarının daha etkili bir şekilde uygulanmasına olanak tanımaktadır. CİMER aracılığıyla sağlanan hızlı ve etkili hizmet, vatandaşların devlete olan güvenini artırmakta ve toplumda olumlu bir algı yaratmaktadır.

Dünya genelinde benzer örnekler incelendiğinde, birçok ülke dijitalleşme sürecine hız vermiştir. Örneğin, bazı Avrupa ülkelerinde de dijital kamu hizmetleri platformları, vatandaşların taleplerine daha hızlı yanıt verebilmektedir. Bu tür uygulamalar, Türkiye'deki CİMER örneği ile karşılaştırıldığında, benzer hedefler doğrultusunda ilerlemekte ve vatandaşların devletle olan etkileşimini olumlu yönde etkilemektedir. Dijitalleşme, sadece hizmetlerin hızını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından da yeni standartlar belirliyor.

Sonuç olarak, CİMER'in 2025 yılı itibarıyla elde ettiği başarılar, gelecekteki hedeflerini belirlemede önemli bir rol oynamaktadır. 2026 yılında, yapay zeka entegrasyonu ve sistem yenileme çalışmaları planlanmakta, bu adımların CİMER’in verimliliğini artırması hedeflenmektedir. Ayrıca, kullanıcıların CİMER'in önemine dair farkındalığını artırmak amacıyla yürütülecek eğitim programları da, vatandaşların bu hizmetten daha etkin bir şekilde yararlanmalarına yardımcı olacaktır. CİMER, dijitalleşme ve hızlı yanıt süreçleri ile gelecekte de kamu hizmetleri alanında önemli bir model olmaya devam edecektir. Bu süreçte, CİMER'in sunduğu hizmetlerin sürekli olarak geliştirilmesi ve vatandaşların ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirilmesi, Türkiye'nin dijital dönüşüm yolculuğunun sürdürülebilirliği açısından kritik bir öneme sahiptir.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber
  • Anadolu Ajansı