Borsa İstanbul, 2026 yılının ilk işlem haftasına damga vurarak BIST 100 endeksini 12.200,95 puanla rekor seviyede kapattı. Bu gelişme, 10 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşti ve endeksin başlangıcı 11.296,52 puanla oldu. Yılın ilk haftasında, finansal kiralama ve faktoring sektörlerinin öncülüğünde yüzde 6,11'lik bir artış kaydedildi. Küresel piyasalardaki pozitif hava, Türkiye'nin mali piyasalarına da yansıdı. Bu durum, hem yerel hem de uluslararası yatırımcılar için önemli bir moral kaynağı oldu ve borsa üzerindeki olumlu havayı pekiştirdi.

BIST 100 endeksinin yükselişindeki en önemli etkenlerden biri, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine yönelik güçlü beklentiler oldu. Fed'in, enflasyonla mücadele çabaları çerçevesinde uyguladığı para politikaları, yatırımcıların risk iştahını artırmış durumda. Yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetleri karşısında Fed'in faiz oranlarını düşürmek zorunda kalacağına dair artan beklentiler, yatırımcıların borsa gibi riskli varlıklara yönelmesine neden oldu. Bunun yanı sıra, teknoloji ve yapay zeka şirketleri üzerindeki yüksek değerleme endişelerinin azalması ve petrol fiyatlarındaki gerileme, dünya genelindeki enflasyonla mücadele çabalarına olumlu katkı sağladı. Özellikle yapay zeka ve teknoloji şirketlerinin borsa performansları, bu yükselişin arkasındaki önemli itici güçlerden biri olarak öne çıkıyor. Yatırımcılar, bu alandaki yenilikçi ve büyüme potansiyeli yüksek şirketlere odaklanarak portföylerini çeşitlendirmeye yöneldi.

Ekonomi yönetiminin attığı adımlar ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yürütülen para politikası, makroekonomik verilerde olumlu sonuçlar doğurdu. Aralık ayında Türkiye'de enflasyon, yüzde 0,89 ile beklentilerin altında kalırken, yıllık enflasyon oranı da yüzde 30,89'a gerileyerek son 49 ayın en düşük seviyesine ulaştı. Bu veriler, TCMB'nin faiz indirimlerine gideceği yönündeki beklentileri güçlendirerek borsa üzerindeki etkisini artırdı. Özellikle, enflasyonun düşmesiyle birlikte alım gücünün artması, tüketici harcamalarını ve dolayısıyla şirket kazançlarını olumlu yönde etkiledi. Ekonomistlere göre, bu durum, borsa için sürdürülebilir bir büyüme ortamı yaratıyor.

Bölgesel gerilimlerin azalması ve Türkiye'nin coğrafi konumundaki güçlü duruşu, yabancı yatırımcıların Türk lirası varlıklarına olan talebini artırdı. Türkiye'nin jeopolitik konumu, yatırımcılar için cazip hale gelirken, döviz kurlarındaki dalgalanmalar da Türk lirasının değer kazanmasına yardımcı oldu. Bu durum, ülkenin borçlanma maliyetlerinin düşmesine de yardımcı oldu. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) 204,5 baz puana inmesi, Mayıs 2018'den bu yana en düşük seviyeye geriledi. Bu gelişme, Türkiye'nin finansal istikrarı açısından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor ve uluslararası piyasalarda güvenin artmasına katkı sağlıyor.

Ayrıca, Türkiye'nin cari işlemler hesabı, Ekim ayında 457 milyon dolar fazla verdi. Bu, cari dengenin üst üste dördüncü ayda da pozitif seyir izlediği anlamına geliyor. Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarını kapsayan dört aylık dönemde toplam cari fazla 8 milyar 653 milyon dolara ulaştı. Cari işlemler dengesinin olumlu seyri, Türkiye ekonomisinin dış finansman ihtiyacını azaltarak, döviz rezervlerinin güçlenmesine yol açıyor. Bu durum, yatırımcılar ve kredi derecelendirme kuruluşları tarafından Türkiye'nin ekonomik görünümüne yönelik daha olumlu beklentilerin oluşmasına katkı sağlıyor.

Uzmanlar, Borsa İstanbul'daki bu yükselişin sürdürülebilir olup olmadığını değerlendirirken, piyasalardaki belirsizliklerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguluyor. Küresel ekonomik koşullar ve yerel politikalar, yatırımcıların kararlarında belirleyici rol oynamaya devam edecek. Özellikle, 2026 yılı için öngörülen ekonomik büyüme hedefleri ve siyasi istikrar, yatırımcıların güvenini artıran unsurlar arasında yer alıyor. Ancak, uluslararası arenada yaşanan gelişmeler ve olası jeopolitik riskler, borsa üzerindeki etkileri açısından dikkatle izlenmesi gereken unsurlar olarak öne çıkıyor.

Yatırımcıların, borsa üzerindeki etkileri izlemeleri ve ekonomik verileri dikkatle takip etmeleri öneriliyor. Borsa İstanbul'un performansı, Türkiye'nin genel ekonomik durumu hakkında da ipuçları vermektedir. Yatırımcılar, hisse senedi alım satım kararlarını verirken, makroekonomik verileri ve sektörel gelişmeleri göz önünde bulundurmalılar. Ayrıca, şirketlerin finansal raporları ve piyasa trendleri, yatırımcıların stratejilerini belirlemeleri açısından kritik bir öneme sahip.

Sonuç olarak, Türkiye'nin Borsa İstanbul'u yılın ilk haftasında gösterdiği performansla dikkat çekici bir gelişim sergiledi. Ancak, önümüzdeki günlerde piyasalardaki dalgalanmaların devam edebileceği öngörülüyor. Bunun yanı sıra, yatırımcıların dikkatli ve temkinli olmaları gerektiği ifade ediliyor. Global ve yerel ekonomik verileri göz önünde bulundurarak stratejilerini belirlemeleri, borsanın gelecekteki performansını şekillendirecek iç ve dış dinamikler tarafından belirleniyor. Borsa İstanbul'un yükselişi, Türkiye ekonomisinin potansiyelini ve yatırımcılar için sunduğu fırsatları gözler önüne sererken, aynı zamanda risklerin de farkında olunması gerektiğinin altını çizmektedir.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber