3 Ocak 2026 tarihinde Ardahan’ın Göle ilçesinde hava sıcaklığı, eksi 39,7 dereceye kadar düştü. Bu rekor sıcaklık, akşam saatlerinde hızla gerileyen termometre değerleriyle kaydedildi. Türkiye genelinde gecenin en düşük sıcaklığı olarak tarihe geçen bu olay, bölgedeki soğuk havanın etkisini gözler önüne serdi. Göle, bu sıcaklık değeriyle kendi rekorunu tazelerken, ilçe halkı zorlu hava koşullarıyla başa çıkmaya çalıştı. Ardahan, Türkiye'nin en doğusunda yer alan illerinden biri olarak, kış aylarında sert iklim koşullarıyla bilinse de, bu yıl yaşanan sıcaklık düşüşü, dikkat çekici bir seviyeye ulaştı.

Sıcaklık ölçümleri, Göle’nin yanı sıra çevre ilçelerde de dikkat çekici değerler ortaya koydu. Sivas'ın Altınyayla ilçesi, eksi 33,8 derece ile bu soğuk havanın etkisini hisseden diğer bir yerleşim yeri oldu. Ayrıca Göle’ye bağlı Yavuzlar köyü, eksi 33,2 derecelik sıcaklıkla dikkat çekti. Erzurum’un Havalimanı istasyonunda ise sıcaklık eksi 33,1 derece olarak ölçüldü. Ardahan Yalnızçam Kayak Merkezi’nde ise termometreler eksi 32,3 dereceyi gösterdi. Bu veriler, bölgedeki soğuk hava dalgasının geniş bir coğrafyayı etkilediğini ve halkın günlük yaşamını zorlaştırdığını göstermektedir.

Ardahan Göle’deki bu aşırı soğuk hava olayının geçmişi, bölgenin iklim yapısıyla yakından ilişkilidir. Ardahan, yıllık ortalama sıcaklıkların oldukça düşük olduğu, karasal iklimin hakim olduğu bir bölgedir. Kış aylarında sıkça yaşanan soğuk hava dalgaları, Ardahan ve çevresindeki yerleşim yerlerinde olağan bir durum olarak kabul edilmektedir. Ancak bu yıl, özellikle son dönemlerde görülen sıcaklık düşüşleri, iklim değişikliğinin etkilerini de gündeme getirmektedir. Uzmanlar, bu tür ekstrem hava olaylarının artış göstermesinin, iklim değişikliği ile doğrudan ilişkili olduğunu belirtmektedir. Bu bağlamda, Ardahan'daki hava durumu, iklim değişikliğinin yerel düzeydeki etkilerini anlamak açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir.

Bu tür aşırı soğuk havaların toplumsal etkileri oldukça geniş kapsamlıdır. Özellikle tarım, hayvancılık ve günlük yaşamda zorluklar yaşanmasına neden olmaktadır. Tarım ürünlerinin donma riski, hayvanların sağlığı üzerindeki olumsuz etkiler ve insanların günlük aktivitelerini sürdürme güçlüğü, bu durumun başlıca sonuçlarındandır. Özellikle tarım arazilerinin büyük bir bölümünün kış aylarında kapalı kalması, bölgedeki tarımsal üretkenliği tehdit eder. Hayvanların barınaklarında yeterli ısı sağlanamaması, hayvan sağlığını tehlikeye atmakta ve bu durum, çiftçilerin ekonomik durumunu da olumsuz etkilemektedir.

Soğuk hava koşulları, enerji tüketiminde de artışa sebep olarak ekonomik yükleri artırmaktadır. Özellikle ısıtma ihtiyaçları, hanelerin ve işletmelerin enerji maliyetlerini yükseltmekte, bu da doğrudan ekonomik sorunları beraberinde getirmektedir. Enerji kaynaklarının kısıtlı olduğu bölgelerde, bu durumun etkisi daha da belirgin hale gelmektedir. Bazı yerleşim yerlerinde elektrik kesintileri yaşanmakta, bu da halkın yaşam standardını olumsuz yönde etkilemektedir.

Uluslararası düzeyde benzer hava olaylarına bakıldığında, birçok ülkede kış aylarında aşırı soğuklar yaşanmaktadır. Örneğin, Kuzey Amerika'nın bazı bölgelerinde de soğuk hava dalgaları ve kar fırtınaları sıkça yaşanmaktadır. Bu tür olaylar, genellikle iklim değişikliği ile bağlantılı olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, Ardahan’daki soğuk hava durumu, sadece yerel bir sorun değil, küresel iklim krizinin etkilerinin de bir yansıması olarak görülebilir. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkileriyle başa çıkmak için yerel ve ulusal düzeyde önlemlerin alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

Gelecek dönemlerde Ardahan ve çevresindeki hava koşullarının nasıl seyredeceği merak konusu. Uzmanlar, iklim değişikliği ile birlikte aşırı hava olaylarının daha sık yaşanabileceğini öngörüyor. Bu nedenle, yerel yönetimlerin ve halkın bu tür durumlara hazırlıklı olması büyük önem taşımaktadır. Ardahan Göle’de yaşanan bu soğuk hava rekoru, gelecekte benzer olayların yaşanabileceğinin bir işareti olarak değerlendirilmektedir. Soğuk havanın etkileriyle mücadele etmek için atılacak adımlar, hem yerel halkın yaşam kalitesini artıracak hem de bölgedeki ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliğine katkıda bulunacaktır.

Sonuç olarak, Ardahan Göle'de yaşanan bu tarihi sıcaklık düşüşü, sadece bir hava olayı olmanın ötesinde, iklim değişikliğinin etkilerini ve bu etkilerin toplumsal sonuçlarını da gözler önüne sermektedir. Yerel yönetimler, halk ve bilim insanları, bu tür olayların tekrar yaşanmaması için dayanıklı, sürdürülebilir ve iklim değişikliğiyle mücadele eden politikalar geliştirmelidir. Bu doğrultuda, eğitim ve farkındalık çalışmaları, halkın bu tür zorlu hava koşullarına karşı daha iyi hazırlıklı olmasını sağlayacaktır.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber