Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 6 Ocak 2026 tarihinde yerel televizyon kanallarına verdiği röportajda, Türkiye ile olan askeri işbirliğini ve bölgedeki güvenlik dinamiklerini ele aldı. Aliyev, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çerçevesinde iki ülke arasında karşılıklı müttefiklik formatında bir işbirliği yürüttüklerini vurgulayarak, mevcut küresel güvenlik ortamında askeri kapasitelerin artırılmasının bir zorunluluk haline geldiğini belirtti. Bu kapsamda, Türkiye ile birlikte askeri tatbikatların düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Aliyev'in bu açıklamaları, hem Azerbaycan'ın hem de Türkiye'nin stratejik hedeflerini yansıtan önemli bir mesaj niteliği taşıyor.
Aliyev, Türkiye ile olan askeri işbirliğinin sadece tatbikatlarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda karşılıklı askeri yardım ve teknoloji transferini de içerdiğini ifade etti. Bu kapsamda, iki ülke arasında savunma sanayi işbirliğinin artırılmasının önemine değinen Aliyev, Türkiye'nin sağladığı askeri ekipmanların Azerbaycan ordusunun modernizasyonuna büyük katkı sağladığını belirtti. Türk ve Azerbaycan güçlerinin birbirlerine destek olmasının, bölgesel güvenliğe önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Aliyev, bu işbirliğinin sadece askeri alanda değil, siyasi ve ekonomik alanlarda da derinleşeceğini öngördüğünü belirtti.
Azerbaycan'ın askeri gücünü artırma çabaları, son birkaç yıl içinde belirgin bir şekilde hız kazandı. Bu süreçte, ülke birçok modern silah ve askeri teçhizat edindi. Aliyev, uluslararası güvenlik ortamındaki belirsizliklerin, ülkeleri askeri kapasitelerini yeniden değerlendirmeye zorladığını dile getirerek, "Bugünkü dünyada uluslararası hukuk denilen bir mesele yoktur" ifadesini kullandı. Bu bağlamda, ülkelerin güvenliğini sağlamak adına askeri işbirliklerinin artmasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti. Aliyev'in bu sözleri, dünya genelinde artan jeopolitik gerilimlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Röportajında Zengezur Koridoru'na da değinen Aliyev, bu projenin Azerbaycan'ın batı illerini Ermenistan üzerinden Nahçıvan'a bağlayacağını ifade etti. Zengezur Koridoru, sadece Azerbaycan'ın coğrafi bütünlüğü açısından değil, aynı zamanda bölgedeki ekonomik ilişkilerin güçlenmesi bakımından da kritik bir öneme sahip. Aliyev, bu projenin hızla ilerlediğini, ancak Ermenistan topraklarında henüz herhangi bir inşaat çalışmasının başlamadığını aktardı. "Ermenistan topraklarında 42 kilometrelik bir yol inşa edilmelidir. Bu proje tamamlandığında yük taşıma kapasitesi 15 milyon ton olacak" dedi. Bu durum, hem Azerbaycan hem de Türkiye için önemli ekonomik fırsatlar sunarken, Ermenistan için de bir çıkış yolu olabileceğini öne sürdü.
Zengezur Koridoru ile ilgili projelerin hayata geçirilmesi, sadece Azerbaycan ve Türkiye için değil, aynı zamanda Ermenistan için de önemli fırsatlar sunuyor. Aliyev, bu projelerin tamamlanmasının Ermenistan'ın mevcut çıkmaz durumundan çıkmasına yardımcı olabileceğini vurguladı. Ermenistan'ın Nahçıvan üzerinden Türkiye'ye ve Azerbaycan üzerinden Rusya'nın demir yollarına erişim elde etmesinin, bölgedeki ekonomik ilişkileri iyileştirebileceğini belirtti. Bu bağlamda, Aliyev’in açıklamaları, bölgedeki ülkelerin ekonomik işbirliklerini artırma potansiyelini ortaya koyuyor.
Uzmanlar, Aliyev'in bu açıklamalarının sadece Azerbaycan-Türkiye ilişkileri açısından değil, aynı zamanda bölgedeki diğer ülkelerle olan ilişkilere de etki edebileceğini belirtiyor. Türkiye'nin, Azerbaycan ile olan müttefiklik ilişkisi üzerinden diğer Türk devletleriyle de işbirliğini güçlendirmesi bekleniyor. Bu durum, Türk dünyası açısından yeni bir askeri işbirliği sürecini de beraberinde getirebilir. Türk Devletleri Teşkilatı'nın, bu tür işbirliklerine zemin hazırlayacak bir platform olarak öne çıkması, Türk dünyasının stratejik bütünlüğünü pekiştirebilir.
Aliyev'in askeri işbirliği konusundaki vurgusu, aynı zamanda bölgedeki güç dengelerinin de değişebileceğini gösteriyor. Özellikle Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı ve Batı ile olan ilişkileri göz önüne alındığında, Türkiye ve Azerbaycan'ın yakınlaşması, bölgedeki diğer güçlerin stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Bu durum, Orta Asya'dan Kafkaslar'a kadar geniş bir coğrafyada dengelerin yeniden şekillenmesine yol açabilir.
Sonuç olarak, Aliyev'in Türkiye ile olan askeri işbirliği vurgusu ve Zengezur Koridoru'na dair açıklamaları, bölgedeki jeopolitik dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip. İki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenmesi, Türk dünyası için yeni fırsatlar doğurabilir. Gelecek süreçte, Türkiye ve Azerbaycan'ın ortak projeleri ve askeri işbirlikleri, bölgedeki güvenlik ve istikrar açısından kritik önem taşıyacaktır. Bu süreç, aynı zamanda bölgedeki istikrarsızlığa karşı bir denge unsuru oluşturabilir ve Türk dünyasının uluslararası arenada daha görünür olmasını sağlayabilir.
Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:
- TRT Haber
Bu haber, güvenilir kaynaklardan derlenerek editöryal süreçten geçirilmiş ve özgün içerik olarak yeniden yazılmıştır.
Yorumlar
Toplulukla düşüncelerini paylaş
İlk yorumu sen yaz.