Türkiye, kış mevsiminin etkisini sürdüren yoğun kar yağışlarıyla birlikte, doğal afetler açısından tehlikeli bir döneme girmiş bulunuyor. 2 Ocak 2026 tarihinde, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), ülke genelinde 28 il için çığ riski uyarısında bulundu. Bu uyarı, özellikle kar kalınlığının 20 santimetreyi aştığı ve dik yamaçlara sahip bölgelerde geçerli. AFAD'ın açıklaması, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden alınan güncel verilerle destekleniyor ve vatandaşların bu duruma karşı dikkatli olmaları gerektiği vurgulanıyor.

AFAD'ın sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, çığ tehlikesinin bulunduğu iller arasında Karadeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki iller yer alıyor. Bu iller arasında Düzce, Bolu, Zonguldak, Bartın, Karabük, Kastamonu, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Tokat, Gümüşhane ve Bayburt gibi iller, Karadeniz Bölgesi’nde yüksek risk taşıyan bölgeler olarak öne çıkıyor. İç Anadolu Bölgesi'nde ise Sivas, Doğu Anadolu Bölgesi'nde Erzincan, Tunceli, Bingöl, Erzurum, Muş, Bitlis, Ardahan, Kars, Ağrı, Van ve Hakkari çığ tehlikesi bulunan iller arasında yer alıyor. Ayrıca, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Siirt ve Şırnak da uyarılar kapsamında.

Bu uyarılar, yerel yönetimler ve sivil savunma ekipleri tarafından titizlikle takip ediliyor. AFAD, vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla, gerekli bilgileri SMS yoluyla da iletmektedir. Ayrıca, resmi duyuruların dikkatlice takip edilmesi ve olası tehlikelere karşı hazırlıklı olunması gerektiği özellikle belirtiliyor. Çığ riskinin artışı, kış aylarında sıkça yaşanan doğal afetler arasında yer almakta ve bu durum, can ve mal kaybına yol açabilmektedir.

Geçmişte Türkiye, çığ olayları nedeniyle birçok acı deneyim yaşamıştır. Özellikle 1992 yılında Van'da meydana gelen büyük çığ felaketi, 1994'teki çığ ve kar erimesi olayları gibi örnekler, kış şartlarının ne denli tehlikeli olabileceğini gözler önüne sermektedir. Bu tür olayların önlenmesi için, meteorolojik verilerin doğru bir şekilde yorumlanması ve halkın bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Uzmanlar, çığ riskinin artırdığı dönemlerde, özellikle dağlık ve engebeli arazilerde bulunan yerleşim yerlerinin daha dikkatli olmasını önermektedir. Kar kalınlığının ve hava koşullarının düzenli olarak takip edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu tür önlemler, çığ olaylarının neden olabileceği can ve mal kaybını minimize edebilir.

Çığ uyarısının yapılmasının ardından, birçok bölgedeki vatandaşlar, yetkililerin önerilerine uyarak tedbir almaya başladı. Örneğin, bazı bölgelerde dağcılık ve kayak gibi kış sporları faaliyetleri geçici olarak durduruldu. Ayrıca, yerel yönetimler, çığ riski taşıyan bölgelerdeki yolları kapatma ve güvenlik önlemleri alma çalışmalarını hızlandırdı. Kış turizminin yoğun olduğu bölgelerde ise, bu durumun ekonomik etkileri de göz önünde bulundurulmalıdır. Turizm sezonunun kayıplarla geçmemesi için, güvenli turizm faaliyetlerinin sürmesi adına gerekli önlemlerin alınması şart. Aynı zamanda, çığ tehlikesinin yaratabileceği olumsuzluklar, yerel ekonomilerde dalgalanmalara neden olabilir.

Dünya genelinde çığ olayları, benzer iklim koşullarına sahip ülkelerde de sıkça yaşanmaktadır. Örneğin, Alpler bölgesinde kış mevsiminde çığ olayları yaygınken, Kuzey Amerika'nın bazı bölgelerinde de benzer uyarılar yapılmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye'nin çığ riskine karşı daha etkili bir strateji geliştirmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Ülkemizde çığ olaylarının önlenmesi için daha kapsamlı bir bilinçlendirme kampanyası düzenlenmesi, yerel halkın eğitimine yönelik projelerin hayata geçirilmesi ve meteorolojik verilerin daha etkin bir şekilde kullanılması büyük önem taşımaktadır.

AFAD'ın çığ riski uyarısı, aynı zamanda Türkiye'nin iklim değişikliği ile mücadele konusundaki yaklaşımını da gözler önüne seriyor. Kış mevsiminde sıcaklıkların dalgalanması, kar yağışlarının düzensizleşmesi ve ani hava değişiklikleri, çığ olaylarının sıklığını artırabilir. Bu nedenle, iklim değişikliği ile mücadele stratejilerinin gözden geçirilmesi ve etkili önlemlerin alınması büyük bir gereklilik haline gelmiştir.

Sonuç olarak, AFAD'ın yaptığı bu uyarılar, Türkiye’nin çeşitli illerinde çığ tehlikesinin ciddiyetini gözler önüne seriyor. Kış aylarında meydana gelebilecek doğal afetlere karşı hazırlıklı olmak, hem bireyler hem de topluluklar için hayati önem taşımaktadır. Gelecek günlerde hava koşullarının nasıl seyredeceği merakla beklenirken, vatandaşların dikkatli olmaları ve resmi duyuruları takip etmeleri büyük bir önem arz ediyor. Ayrıca, yerel yönetimlerin ve AFAD’ın alacağı önlemler, bu tür doğal afetlerin etkilerini azaltmak adına kritik bir rol oynamaktadır. Kış şartlarının getirdiği bu zorluklarla başa çıkabilmek için toplumsal dayanışma ve iş birliği de oldukça önemlidir.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber